Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı

Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı

Ülkemizde yaşanmakta olan sorunlara kalıcı, huzuru ve refahı arttırıcı ve siyasi sonuçlarıyla da hükümetimizin gücüne güç katıcı önerilerimizi sizlere sunmayı görev kabul ediyoruz.

 

Takdirlerinize arz ediyor saygılar sunuyorum.

 

                                                                 Harun ÖZDEMİR

      Kamu Yönetimi Uzmanı 

 

 

Öneri-1

 

Hukuk Reformu

 

Demokrasilerde reformlar, bireye tanınan haklarla başlar. Kurumların yetki sınırları ise buna göre belirlenir. Ayrıca hukukun üstün olduğu bir düzende tüm bireylerin hukuka göre yaşayacağı varsayılır. Uzmanlık gerektiren bir konuda her yurttaşı hukukun güvencesine almak ve hukuka uygun yaşayabilir hale getirmek mümkündür. Şöyle ki;

-Her yurttaş bir “yeminli hukuk bürosu”na üye olacaktır.

-Yeminli hukuk bürosu en az 7, en fazla 12 avukattan oluşur. Hizmet sektörü her koşulda rekabete açık olacaktır.

-İsteyenler ise serbest avukatlık yapmaya devam edebileceklerdir. Ama serbest avukatlar görevlerini “hizmet kusuru”na karşı sigortalayacaklardır.

-Y.H.Bürosu en az 3.000, en fazla 5.000 üyeye hizmet verebilecektir.

-Verdiği hizmeti beğenmeyen üye, Bürosunu değiştirebilecektir. Bürolar da tutum ve davranışlarını beğenmediği kişileri kabul etmeyebilecektir. Hiçbir büronun üye yapmadığı kişiler, toplumdan dışlanmakla karşı karşıya kalacaklardır veya ıslah olmayı seçeceklerdir. Ceza evlerinin ıslah edemediği kişiler, bir büronun üyesi olmadan yaşamanın ne kadar güç olduğunu görecek ve çoğunlukla ıslah olmayı seçecektir.  

-Bürolar verdikleri hizmetin konusu ne olursa olsun, üyelerinden ayrıca bir ücret alamayacaktır.

-Bürolar, genel bütçede her yıl belirlenen kişi başına Hukuk Destek Ödeneği dışında Adalet Bakanlığı’ndan ayrıca bir hak talep edemeyecektir.

-2010 yılı için düşünülebilecek kişi başına hukuk destek ödeneği brüt 10 TL olabilir.

-Bürolar davalı veya davasız her üyeden 10 TL alacaksa, üyelerin davalık duruma düşmesini istemeyecek ve mesleki bilgisini nizasız bir hayat için kullanacaktır. Oysa bugün ne kadar dava o kadar gelir demektir.

-Üyeler bürolarını değiştirme hakkına sahip olduğundan her büro hem sayıca çok, hem de davasız üye isteyecektir. Davalık bir durum olduğunda ise en kısa zamanda ve etkin yoldan çözmeyi düşünecektir. Bu da mahkemelerin yükünü alabildiğine azaltacaktır.

-Yedi avukatlı bir bürosunun aylık geliri brüt en az 30.000 TL, en fazla 50.000 TL olacaktır. Genel bütçeye getireceği yük ise brüt yaklaşık 725.000.000 TL olacaktır. Yıllık ise 8.700.000.000 TL olacaktır.

-Bu sektörde yaklaşık 170.000 avukat, 72.000 büro çalışanı, toplam 242.000 kişi istihdam edilecektir. 

Hukukun önemsenmeyen sonuçlarından habersizce yaşayan yurttaşlarımızın mahkemelere taşıdığı dava dosya sayısının, dolaylı olarak genel bütçeye getirdiği mali yükü tam olarak bilememekteyiz. Davalı ve davacıların bütçelerine yansıyanlar da dikkate alındığında, bugünkü sistem oldukça ağır ve maliyetli işlemektedir. En çok şikayet de adaletin geciken kararlarınadır. Büyük maliyetlerle işletilmeye çalışılan Adli sistem, toplumda huzuru sağlayamadığı gibi “zamanında karar verebilen” bir düzeni de kuramamıştır.  

Hukukun üstün olduğu bir düzende her yurttaş, gelir düzeyi ne olursa olsun bir yeminli hukuk müşavirliği bürosuna üye olmalı ve hukukun imkanlarından en üst düzeyde yararlanabilmelidir.

 

Saygılarımla…

 

 

Öneri-2

 

Kayıtlı Ekonomiye Geçiş ve İstihdam Reformu

 

Tarihin binlerce yıldan beri tanık olduğu devlet modeli, öncelikle güvenliği sağlayan ve bunun karşılığında vergi toplayan devlettir. Olmazsa olmaz denen güvenlik ve bunun karşılığında alınan vergiye dayalı devlet düzenleri, zamanla hizmetlerini artırırken buna karşılık vergileri de artırmıştır. Bu durum her zaman olumlu sonuç vermemiştir. Çünkü bazı yönetimler vergiyi artırmış ama hizmeti artıramamıştır. Bazı durumlarda ise bir taraftan vergiler artarken, diğer taraftan ise kamu hizmetlerinin hem sayısı azalmış hem de kalitesi düşmüştür. 

Vergi ve bununla orantılı kamu hizmet dengesi günümüzde de kurulamamaktadır. Ya sömürgelerden aktarılan gelirlerle az vergi, çok sosyal hak tanınmakta ya da çok vergi az kamu hizmetiyle insanlar düşük yaşam standardına mahkum edilmekteler. Bu konuda da bir reforma ihtiyaç vardır.

Şöyle ki;

-Ekonominin kayıt altına alınabilmesi için TL, “Dijital Para” olmalıdır. Bugün kullandığımız TL ise geçici bir süre ancak bozuk para olabilir. Bir sonraki aşamada buna da gerek kalmayabilir.  

-Tüm harcamalar Dijital Para ile yapılacağından hangi mal ve hizmetten ne kadar vergi alınıyorsa, sistem ödenen paranın vergi kısmını Maliye’nin hesabına, kalanı ise mal veya hizmet satanın hesabına online aktarabilir. Böylece aşırı bürokrasiye neden olan kayıtların tutulmasına da gerek kalmaz.

-Şimdiye kadar çıkarılan vergilerde, %100 tahsil edilemeyeceği düşüncesiyle hep opsiyonlu rakamlar kullanılmıştır. Bu nedenle de vergi limitleri çoğunlukla yüksektir. Dijital Para kullanılmaya başlandığında vergi kaçağı mümkün olamayacağından oldukça yüksek vergi tahakkukları doğacaktır. Bu nedenle vergi kalemlerinin bir kısmının iptali, kalanların ise oranlarında indirim gerekecektir.

-POS makineleri cep telefonları gibi taşınabilir olabildiğine göre pazarcı esnaf dahil en küçük alışverişlerde bile Dijital Para sorunsuz kullanılabilir.

-Bununla beraber her yurttaş mutlaka bir “yeminli mali müşavirlik bürosu”na üye olması gerekecektir.

-Asgari 3.000, azami 5.000 üyeden oluşan bürolara kamu bütçesinden her ay kişi başına brüt örneğin 10 TL aktarılacaktır.

-Her büro en az 7, en fazla 12 maliyeciden oluşacaktır. İsteyen muhasebeci ve mali müşavir bu sisteme katılmadan mevcut sisteme göre çalışmalarını sürdürebilirler.

-Bu sektörde yaklaşık 170.000 maliyeci, 72.000 büro çalışanı, toplam 242.000 kişi istihdam edilecektir. 

-İsteyen üye bürosunu değiştirebilecektir; bürolar da istemedikleri kişilere hizmet vermek zorunda değillerdir.

Bu reform sayesinde ekonomi kayıt altına alındığı gibi, mali müşavirlik hizmetleri sayesinde ülke ekonomisi, mali sistem ve yurttaşlar daha bilinçli ekonomik faaliyetlere katılacaklardır.

Yeminli Hukuk Büroları gibi Yeminli Mali Müşavirlik Büroları da verdikleri hizmetlerde üyelerini zarara uğrattıklarında bunu tazmin etmekle yükümlüdürler. Bürolar, olası hizmet kusurlarından kaynaklanan tazminatları ödeyebilmek için aralarında dayanışma birlikleri kurmak zorunda kalacaklardır.

 

Saygılarımla…

Bir cevap yazın