Ak Parti’de arana yanit bulundu mu?

Ak Parti’de arana yanit bulundu mu?

Ak Parti yurt içinde ve dışında örnek alınan bir parti. Batı’da örneği olmayan birçok özelliğe sahip.

 

Bu parti, ancak büyük savaşlar kazanmış muzaffer liderlerin yapmaya cesaret edebileceği icraatları peş peşe, geri adım atmadan yapan bir lidere sahip.

 

Oyunu sürekli artırarak seçim kazanırken politikalarını ve liderliğini her seçimde halkın onayına sunmuş ve oyunu %50’lere taşımış bir parti.

 

Dünyaya demokrasi ihraç eden ülkelerde görülmeyen ,oldukça yüksek katılımlı seçimlerden başarıyla çıkan bir parti.

 

Demokrasiyi kesintiye uğratacak veya işlemez hale getirecek yasa dışı güç kullanan bütün odakları hizaya getiren bir parti.

 

Dünyada ekonomisi örnek alınan devletlerin tarihsel çöküşler yaşadığı bir dönemde Türkiye ekonomisini büyüten bir parti.

 

İsyanların ve ihtilallerin yaşandığı büyük coğrafyada ekonomik, sosyal, siyasal ve dış politika başarılarıyla ülkesini örnek hale getiren parti…

 

Şimdilerde başarısını, her alanda daha büyük başarılarla taçlandırmak için yeni zaferlere hazırlanan bir parti.

 

***

 

2002’de başlayan 2008’den sonra ivmesi artan, 2010’dan beri de başarısı tüm dünyaca onaylanan Ak Parti’nin bazı illerde birinci parti olamamasının mantıklı bir açıklaması olmalı. 

 

Ak Parti 2001’de kurulurken benim diyen erkeğin bile cesaretle açık destek veremediği koşullarda kuruldu. 2001 koşulları 28 Şubat’ın etkisinin hissedildiği günlerdi. Doğal olarak Ak Parti, çoğunluğu gözü kara erkeklerin cesaretle destek verebildiği bir ortamda kuruldu. Konjonktür öyleydi. 

 

Geçen 10 yılı aşkın süre içinde Ak Parti 3 milletvekili, 2 mahalli idareler ve 2 referandum seçimlerine katıldı ve hepsinde de Türkiye genelinde birinci oldu.

 

Doğu ve G.Doğu’nun terörden etkilenen bazı illerinde her seçimde birinci parti olması engellendi. Bu değerlendirmenin doğru olduğunu kanıtlayacak ikna edici oldukça fazla kanıt var.

 

Ama söz Trakya ve içinde İzmir’in de olduğu bazı Ege ve Akdeniz kıyı kentlerine gelince, bir türlü istikrarlı bir oy artışı ve birincilik yaşanamadı.

 

Ak Parti Genel Merkezi, İzmir gibi kıyı kentlerini incelemeye aldı. Birçok kişinin görüşüne başvurdu. Fakat umulan sonuç elde edilemedi.

 

Çünkü;

 

-İzmir hakkında sözüne kulak verilenlerin %95’i erkekti.

-Genel Merkezden İzmir’e gönderilenler, bildiğim kadarı ile hepsi erkekti ve İzmir modernleşmesini anlamaya yatkın siyasal kültüre sahip değillerdi.

-Anadolu kentlerinde siyaset yapanlar kısa süreli gezilerden elde ettikleri bilgilerle İzmir’i çözümlemeye çalıştılar.

-İzmir’e haber verilerek gelinen her gezi başarısız oldu. Gelen yetkili en iyi şekilde ağırlandı ve gönderildi. Asıl konuşması gerekenleri tanıyamadılar. Bir iki aklı kıt muhalifle tanışmak yeterli görüldü. Bu koşullarda yol göstericileri tanımaları mümkün değildi.

 

İzmir’i anlamaya yetkili kişiler örneğin;

-Neden tebdili kıyafet yapmazlar?

-26 Milletvekili adayından seçilenleri dinlemek kolay da, peki seçilmeyenler neden dinlenmez?

-Teşkilatların ve başkanların halkla ilişkileri neden ölçülmez?

-Seçmenin %51 kadın ise neden hala yetenekli kadınlar değerlendirilmez?

-Neden bir kadın İzmir’de il başkanı olmaz?

Neden küçük olsun benim olsun” ile “büyük olsun İzmir’in olsun” arasındaki fark görülmez?

 

Nedenleri çoğaltayım mı, ey dostlar…

 

Ama küsmece yok!

 

Bir cevap yazın