Algı işten önemlidir!

Algı işten önemlidir!

Batı uygarlığı, geliştirdiği yüksek matematikle ve fen bilimlerle sonuna kadar övünebilir! Bu övgüyü, son 500 yılda ileri sürülen hiçbir görüş hak etmemiştir!

Ama aynı övgüyü, Batı’da geliştirilen ekonomik ve siyasal rejimler için söylemek zor. Çünkü Batı ekonomileri sömürüye, siyasal rejimleri çatışmaya dayanıyor. Bizler de “paylaşma tabanında buluşabileceğimiz bir rejim” geliştiremedik. İşimiz gerçekten çok zor!   

Dürüst olmak zorundayız; yol göstericimiz batı ise demokrasiyi ancak ve ancak serveti burjuvaziye, çatışmayı da halka pay ederek işletebiliriz! 

Uluslar arası adaletsizliğe başkaldıran bazı liderler, el yordamıyla bir şeyler yapmaya niyetlenirken bazı argümanları sağlam veri kabul ederek yola çıkmış olabilir.

Örneğin;

-16 bin km yol yapıp kazalarda yılda 10 bin kişi ölürken, bunu 5 bine indirirsem…

-Ülkenin iki ucu arasındaki ulaşımı, uçakla 2 saate düşürüp otobüs fiyatına uçağa bindirirsem…

-8 yıllık zorunlu eğitimi 12 yıla, üniversite sayısını 200’e çıkarabilirsem…

-Türkiye’yi yabancı öğrencilerin tercih ettiği bir ülke yapabilirsem…

-ABD ve AB’de sosyal güvenlik sistemi çökerken ve tüm dünyada sağlık hizmetlerinde kamu desteği azalırken vatandaşa hizmet kalitesi ve kolaylığı sunabilirsem…

-Dünyanın her yerinde ihale alan Türk müteahhitlerin sayısını çoğaltırsam…

-Kalitesi yüksek sanayi üretimine kredi ve ar-ge desteği sağlarsam…

-Tüm dünyada tarım piyasalarında rekabetin keskinleştiği bir dönemde, yıllık 3 milyar dolar olan tarım ürünleri ihracatını 11 yılda 14 milyar dolara yükseltip 180 ülkeye tarım ürünü ihracatı yaptırabilirsem…

-Herkesin çaresizlik içinde ikna olduğu “bölünme”yi rafa kaldırıp PKK’ya silah bıraktırırsam ve binlerce insanın ölümünü ve milyarlarca doların kaybını önleyebilirsem…

-30 yıl boyunca başını örttüğü için kamunun her alanında hakları ve hukuku ihlal edilen ve onuru ayaklar altına alınan kadınlara haklarını iade edebilirsem…

-AB veya çağdaşlığın gereği deyip yükselen tüm değerleri, her düzeyden insanın tüketimine sunabilirsem…

-Bu arada onur duyduğumuz Osmanlı hayaline bir iki katkı yapabilirse…

-Bir fırça ABD’ye, bir fırça da AB’ye çakabilirsem…

-Fırçanın kralını İsrail’e ve

-Her yerde başımızı öne eğen Arap krallıklarına çekersem…

-Hele ülke dışında yoksullara yardımda AB ve ABD’yi de geçersem…

-Kendi teknolojimizle uydu yapabilir ve uçurmayı başarabilirsem… 

-Kendi silah sanayimizi geliştirip ihtiyaç fazlasını ihraç ederek dünyanın sayılı silah üreticileri arasında ilk beşe girebilirsem…

-100 TL’ye satılan ilaçları 11 liraya indirebilirsem…

-…….

-……. bu iş tamamdır. Artık bu ülkenin sırtı yere gelmez! Eh, milletim nankör değildir, bize de başarılarımızı devam ettirecek makam mevki ne ise onu da tevdi eder!

Özel ve kamu 27 haber kanalımız var, zaferlerimizi tüm dünyaya anlatır, dünya da Türkün kim olduğunu görür!

Sınırsız internet kullanım alt yapısını kurduk, vatandaşım yaşadığı ülkenin güzelliklerini tüm dünya anlatır…!

***

Unutmayalım ki;

-Bu dünya, kelebek kanadı kadar hassas dengeler üzerine kurulmuş… 

-İnsan “muhalif” (halife) bir varlık olarak yaratılmış, bunu unutmayalım…

-Zanlar dünyasındayız, hepimizi teslim alacak bir gerçeğimiz yok; bunu da bilelim…

-Unutmayalım ki, telkin bilgiden etkilidir. Dozunda telkin yönlendirir, fazlası kusturur

-Telkin öyle bir şeydir ki, Göktürk uydusunu fırlatacağın üniversiteyi cehenneme çevirebilir. Alkış beklediğin yerden, protestolarla uğurlanabilirsin! Bu yer ODTÜ de olsa, tepkiyi gösteren öğrenciler okulunu yüksek puanlarla kazanmış da olsa, ABD, Rus, Çin…’in fırlattığı uyduları uykusuz kalma pahasına hayranlıkla izlemiş de olsa sizin Göktürk uydunuzu emperyalist bir icraat olarak görebilir!

-Telkin öyle bir şeydir ki ABD, Rusya ve İsrail’in uydularıyla gözetlediği bölgeyi, gözetleyen bir uydu da sen yapabilirsin ama buna rağmen “Tam bağımsızlık!” sloganı atan gençlerden büyük tepkiler görebilirsin! Bu nasıl olur deme, telkin böyle bir şeydir!

-Senin gün boyu Tv kanallarında birçok kez “açık” yaptığın telkinleri, Türkiye’nin en büyük partisi Localarda, Lions ve Rotary Kulüplerde, birçok parti ve gizli örgütte “kapalı” telkinlerle etkisiz hale getirmiş olabilirler…

-Parti teşkilatların nice zamandır pelte gibi, Localar, Lions ve Rotaryler kadar güçlü değiller. Birçok ilde partini bunlar yönetiyor bile denebilir… 

-Kahrolası batı siyaset felsefesinin özgürlük tanımlarını bu ülkede etkisizleştiri “Özgürlük, her insanın hata yapma hakkı!” olduğunu içselleştirmeden özgürlüğün ne olduğu anlaşılmayacaktır!

-Gençlerin alkol, uyuşturucu kullanma, silah taşıma, cinsel tercihlerine yön vermek… de ne demek; bunlar ne füzedir, ne para, ne de vergi! Askerlik hiç değil! İnsanların elinden hata yapma hakkını almayalım veya alıyormuş gibi bir algının oluşmasına katkıda bulunmayalım! Buna gerek yok!

Gel biz;

Yollar yapalım, herkes gelip geçsin!

Köprüler yapalım, herkes kullansın!

Hava alanları yapalım, herkes uçsun!

……

……

Herkesin faydasına olan işler yapalım; ismini ise başkası koysun!

 

 

Bir cevap yazın