Yunanistan’ı değişime zorlayan faktör Türkiye mi?

Yunanistan’ı değişime zorlayan faktör Türkiye mi?

Dünya sistemi; ekonomisi verimsiz yapıları bir bir tasfiye ediyor. Buna bağlı olarak siyasal sistemler ve bölgesel konjonktürler de değişiyor. Örneğin;

Türkiye’nin 2007’den beri karşılaştığı sorunlar bir şeylerin ayak sesleri olmalı.

İçeride; mafya tutuklamaları, muhtıra, darbe hazırlıkları, Ergenekon, Balyoz kararları, açılım süreci, paralel yapılarla mücadele…

Dışarıda Tunus, Mısır, Libya, Yemen’deki siyasal altüst oluşlar, Suriye Krizi, Suudi Arabistan – Yemen Çatışması, Türkiye’nin Katar’da kurmakta olduğu askeri üs, göç dalgaları, İslam ülkelerinde gittikçe artan istikrarsızlık, İran’ın Batı’yla uzlaşıp Türkiye’ye karşı olumsuz tavırlar sergilemesi ve daha niceleri, bir şekilde Türkiye’yi değiştireceğinden emin olabiliriz.

Bölgemizdeki 70 yıllık statükodan yola çıkarak Türkiye değişiyorsa benzerinin Yunanistan’da; Yunanistan değişiyorsa benzerinin Türkiye’de de olabileceğini düşünebiliriz.

Görüldüğü kadarıyla dünya sistemi Türkiye’yi, Yunanistan’la dengelemekten vazgeçmiş değil. Biri değişiyorsa diğeri de değişiyor. Bu bir kural. Henüz dünyada bu değişimi temelden sarsacak daha büyük değişimler olmadığına göre orta şiddeti değişime hazır olmakta yarar var.

Ya da Türkiye’de değişim daha erken başladı da birbirimizle uğraşmaktan yaşadıklarımızı anlayamadık. Dolayısıyla da bizdeki değişimler Yunanistan’ı da değiştiriyor, diyemedik.

Hiçbir maliyeci 10,5 milyonluk Yunanistan’a 380 milyar EU borç vermeyi aklına sığdıramaz. Ama nasıl olmuşsa Yunanistan’a bu paralar verilmiş, asla ödeyemez bir noktaya geldiğinde de icra memurları Atina kapılarına dayanmış.

Her yönüyle bir operasyon olduğu belli!

Bu tür olayları anlamak için ilk müracaat edilecek merci, maliyedir. Eğer borçların mali bir açıklaması yoksa ikinci mercie başvurulur, o da siyasetti.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok, Yunanistan değişecektir; Türkiye de Yunanistan değiştiği için değişecektir.

Şöyle de denebilir;

Türkiye hakikaten değişmiştir, bizler bunun farkında olmasak da! Dolayısıyla Yunanistan da gecikmeli olarak değişecektir.

Olası gelişmeleri;

Yunanistan, ABD’nin denetiminden çıkıp Almanya’nın denetimine girecektir. Bu durumda Türkiye’nin tercihi ne olacaktır?

*ABD ile ilişkiler iyi değil!

*İsrail’le de iyi değil!

*AB’yi sormaya gerek yok, o da inandırıcılıktan çok uzak!

*Doğu komşularımızla kısmen nizalıyız, diğerlerinin de orta vadeli ne olacağı belli değil!

*En iyi olduğumuz komşularımızdan Bulgaristan da AB’nin yani Almanya’nın kontrolünde, orada da sorunlar çıkabilir!

*Ukrayna uzak komşumuz ve aramızda tarihsel ortak konularımız var. Orası da her türlü olumsuz gelişmeye açık, bize yansımaları da büyük ölçüde olumsuz olacaktır.

*Rusya en iyi komşumuz; fakat Batı ile yaşadığı sorunları göz ardı edemeyiz.

*Şu an en iyi komşularımız Azerbaycan ve Gürcistan!

 

Özetlersek;

Yunanistan, Ukrayna, Doğu ve Güney komşularımız ve Arap Ülkeleri ile halen yaşamakta olduğumuz sorunlara bakarak şunu söyleyebiliriz:

AB, daha açıkçası yeni gibi görünen Almanya, en sorunlu komşumuz.

Almanya faktörü de eklendiğinde Türkiye’nin yakın gelecekte neyle dengeleneceğini, hangi yeni sorunlarla karşılaşacağını şimdiden düşünmekte yarar var! 

 

Bir cevap yazın