Yazdan kalma

Güneş yazdan kalma bir güne doğuyordu. Toprak henüz mevsimin ilk çiği ile tanışmamıştı. Sıcaklar da yaz tadında değildi. Güneş her geçen gün biraz daha erken batıyor, gündüzler biraz daha geç geliyordu.

Ruhlar yeni bir duygunun sağanağına boyun eğmeye hazır değildi ama nafile. Tek tek dökülen sararmış yapraklar, çoktan beşer onar dökülmeye başlamıştı.

Bağlar bozulmuş, tarlalar sürülere otlak olmuştu bile…

Baharın ve yazın bedenleri ve ruhları saran heyecanı, yerini, sararıp dökülen yaprak hüznüne kaptırmıştı bir kere… 

Yüzlerde ne heyecan kalmıştı ne de ışıltı.

Belli ki, sonbahardaydık, kış da yaklaşmıştı.

Hüzün mevsimi bu yıl daha mı erken gelmişti ne!

Birkaç güne bu da belli olacaktı.

***

Hüzün beni yine sarıp sarmalamıştı.

Sadece beni mi; sanki bütün kenti kaplamıştı.

Başımı kaldırıp güneşe uzanmak, onun ışıltılarıyla buluşmak istiyordum. Ama mümkün değildi. Güneşe uzanmaya, ona ulaşmaya çalıştıkça bulut sarmalı güneşi benden biraz daha uzaklaştırıyordu.

Biraz daha yalnızlaştırıyordu.

Biraz daha hüzünlendiriyordu.

Koca kentte de herkesi yalnızlaştırıyordu.

Büyük bir kentte yaşıyordum ama insanlar sararıp dökülen yapraklar gibi yanımdan geçmiyor, adeta savruluyordu.

Sanki savrulan ruhlar da olup bitene razı gibiydi.

***

Hala bir şeyler değişebilirdi. En azından daha sıcak, güneşin daha taze doğduğu yerlere gidilebilirdi.

Sahi, yorgun ruhlar ve bedenler yeni doğan taze güneşte ışır mıydı?

Hüzün duygusu taze güneşle yerini coşkuya bırakabilir miydi?

Hüzün, yerini canlı ve ışıltılı bir hayata terk eder miydi?

Ya da güzel bir haber, örneğin sağlık… Veya yeni doğan bir bebek… Sevenlerin buluşması… Bütün bunlar hüznü giderebilir miydi?

Yoksa…

Hüzün de bir yaşam biçimi ya da yaşamı kuşatan fiziksel dünyaya ilişkin bir yasa mıydı?

Eğer hüzün böyle bir duygu ise…

Ya da sararıp savrulan yapraklardan insana bulaşan bir duygu ise…

İnsanı sarıp sarmalayan bir yorgunluk, belki de yılgınlık ise…

Bu sonbahar…

Arkadan gelen kış zor geçecek gibi…

Umudumuz o ki, ağırlığı altında kaldığımız hüzün duygusu, baharın ve yazın coşkusuna sonbahar ve kıştan hazırlık olsun.

Bir cevap yazın