Tatil mağduru!

Tatil mağduru!

Doğanın şiddetine maruz kalmak nasıl bir şeymiş onu da gördüm. Varmam gereken yer, düşündüğümden çok daha uzakmış. Karın ve şiddetli rüzgârın yarattığı tipiye karşı bu kadar savunmasız kalacağımı düşünemezdim.

Sonunda bu da başıma geldi. Üşümek sorun olmaktan çıktı; hayatta kalabilmek asıl amaç oldu.

O yolları nasıl aştım, dere tepe nasıl yürüdüm, bilmiyorum.

Koştum mu, yuvarlandım mı yoksa kaydım mı, hatırlamıyorum. Belki de hepsini birden yapmışımdır.

Konaktan bozma kulübeye vardığımda gücüm de tükenmişti.

Hoş geldin!”le karşılanmadığımı hatırlayabiliyorum. Daha doğrusu, buna vakit kalmadı. Kulübenin sıcak havasından mıdır yoksa direncimin sonuna geldiğimden mi, bayılmışım. Tek hatırladığım kapıyı açanın bir çocuk olduğuydu.

Kulübede neşter dışında her müdahale yapılmış. Kendime geldiğimde çok bitkindim, başım da zonkluyordu. Çok acıktığımı ve susadığımı hissettim. 

Kaç kâse çorba içtim, bilmiyorum. Tek hatırladığım içtikçe içimin ısındığıydı. 

Şükürler olsun, şimdi iyiyim.

Kısa bir tatil için çıktığım yolculuğun kaçıncı günündeyim, hatırlayabilmek için düşünmem lazım.

Ya da sormam.

Doğrusunu birazdan öğrenirim. 

***

Bir haftalığına çıktığım tatilin beşinci günündeyim. İlk gün yürüdüm, 2 gün uyuya kalmışım, bir gün de bitkinlikten yataktan çıkamadım. Bugün beşinci gündeyim.

Bu tatilin yedi günde bitmeyeceği belli oldu.

İşletmeciye sorarsanız “Burası benimmiş. Canımın istediği kadar kalabilirmişim!”

Öyle diyor.

***

İyi bir tatili, maceraya dönüştürmek isteyen bendim. Hava koşullarının maceraya uygun olmadığı uyarısını aldığımda, bendeki macera isteği daha da arttı.

İçimden tam zamanı dediğimi iyi hatırlıyorum.

Madem tatile geldim, yaşadıklarımdan sonra yorgun ve bitkin dönemem. İşyerini arayarak, tatili iki haftaya uzattığımı bildirdim. Başıma gelenleri anlatınca eminim bana fazlasıyla hak vereceklerdir.

***

Tatilin ikinci haftasını dinlenerek ve düşünerek geçirdim.

Macera gezileri ile dinlenme gezilerini ayırmak gerekiyormuş, bunu yaşayarak öğrendim.

Kış mevsiminde zaten havalar soğuk. Daha soğuk bir yerde tatil yapmak; bana göre değilmiş, onu da anladım.

Dünyada yazı arayana her gün yaz, baharı arayana da bahar var. İsteyen yılın tamamını kışta geçirebilir. Yeter ki dünyayı bir bütün olarak görebilelim.

Dört mevsimi Kuzey Yarım Kürede yaşamanın bana göre olmadığını tecrübe etmiş bulunuyorum.

Diyebilirim ki iki haftalık tatilin ilk haftası tehlikeli bir macera ve mağduriyetini giderme ile geçirdim. İkinci haftasında ise tam anlamıyla dinlenme ve düşünme tatili yaptım. 

Yarın tatili bitirip dönüş yolunda olacağım. Kafam çok rahat. Kendimi dinlenmiş ve yenilenmiş hissediyorum.

Bu tatil bana gösterdi ki, yaz maceraları dururken kış macerası bana göre değilmiş!

Seneye Kuzey Yarı Kürede herkesin donduğu günlerde ben Güney Yarı Kürede güneşleneyim de siz tatil görün!

Bir cevap yazın