Meral Kimin Planıydı?

Meral Kimin Planıydı?

Yaklaşık bir yıl önce yapılan referandumun öncesinde ve sonrasında o kadar uyarı yapıldı ki, ancak bu kadar olur. Ama anayasal düzeni “tek adam rejimi”ne dönüştürmek isteyenler her şeyi planlamışlardı. 16 Nisan’da akşam olmadan YSK’nın da yardımıyla bir şekilde başarılı olundu. 

Muhtemelen bu senaryo kısaca şöyle gündeme gelmişti:

Efendim, liderliğinizdeki yeni Türkiye’de başaracağınız daha çok icraat var. İki de bir seçim, TBMM, Hükümet, oylama… gibi hızınızı yavaşlatan mekanizmalardan kurtulmanız gerekiyor. Behemehâl bir anayasa değişikliği yapılmalı ve liderliğiniz “ namütenahi yetkilerle ve kayd ü hayat” şartıyla pekiştirilmeli ki çok daha rahat hareket edip hızlı kararlar alabilesiniz. Şimdiye kadar uygulamada karşılaşılan aksaklıklar da kısa sürede giderilebilsin… efendim” dendi. 

Siz benim böyle laubali yazdığıma bakmayın; bu parlak fikri Zat-ı Alilerine anlatan rical, gerekli izahatı lisan-ı münasiple en ikna edici şekilde yaptıklarından emin olabilirsiz.

Her zaman 100 Türk Büyüğü arasında görmek istediğim Bekir Bozdağ devletlûmuzun kendinden emin ifadelerinin yankısı bugün de kulaklarımda.

Şöyle buyurmuşlardı:

Yeni anayasa değişikliği ile 24 Anayasası’na dönüyoruz…”

Cumhurbaşkanının yetkileri Atatürk’ün gibi olacak; Ce Ha Pe liler neden itiraz ediyor…”

Bundan böyle seçilecek cumhurbaşkanları muhafazakâr olacak…” Artık hiçbir solcu veya renksiz cumhurbaşkanı olamayacak, der gibi.

Meclis çoğunluğunu nalıncı keseri gibi kendine yontanların demokrasisinde Allah yokmuş, olanları görmüyormuş ve konuşulanları da duymuyormuş gibi yaparak “mekr”, “hud’ ” ve “kurnazlık” planlayanlar her zaman karşılarında Allah’ı bulmuşlardır. Bundan sonra da bulacaklardır.

İşler ters gitmeye görsün…

Her söz ve hareket aleyhine delil olmaya başlar.

Anayasa uyum yasası çıkarılırken seçimlerde ittifaklar da yasal hâle getiriliyordu. AK Parti, MHP ile anlaşmış, ittifaka ilişkin maddeleri kolayından güle oynaya geçiriyordu. Muhalefet de itiraz ediyordu.

Muhalefeti paylama misyonunu yine Bekir Bozdağ devletlûmuz üstlenmiş olmalı ki iki dudağı arasından şu sözler dökülüverdi:

Neden itiraz ediyorsunuz! Siz de ittifak yapın!”

İnanılır gibi değildi! Muhalefet ittifak yapmayı akıl edemiyor, devletlûmuz onlara da yardımcı oluyordu, “Siz de ittifak yapın!” derken.

Bekir Bozdağ, kadife sesiyle bu tür ironiler yaparak kamuoyunu bilgilendirirken ben de ekran karşısında onu dinledikçe pelte oluyordum.

Geldiğimiz noktaya bakın!

16 Nisan’da referanduma sunulan anayasa değişiklik maddeleri başa bela oldu! Hiç düşünülmeyen sonuçlar bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalır da (Allah göstermesin!) Meral Akşener de namütenahi yetkilerle Cumhurbaşkanlık Hükümet Sistemi’nin başına geçerse hâller nice olur!

Bunu düşmek bile istemiyorum!

Yoksa 25 Haziran’da

Bizim planımız bu değildi; Meral Allah’ın planı!” mı denecek, onu da o gün göreceğiz!

Ben olsam, daha 24 Haziran’ın akşamında Saray’ın Kasım Gülek’ini çağırır ve ona “Abdullah Gül’ün aday olmasını engelleyelim, derken senin planın da Meral Akşener miydi?” der, ondan Osmanlı usulü bir güzel hesap sorardım!

 

 

 

Bir cevap yazın