2019’u öngörebilir miyiz?

2019’u öngörebilir miyiz?

Türkiye’nin 2019’da başlayıp 2023’de biten yoğun bir gündeminin olacağını düşünüyorum.

Gelecek dört yılda dış politika, gündemi işgal eden sorunların belki de en hafifi olacak!

Yurt içinde büyük uzlaşma sağlanabilirse dış politikada karşımıza çıkabilecek sorunlar, Türkiye’yi fazla zorlamayacaktır.

Böylece “gönüllü uzlaşma”nın nelere güç yetirebildiğini deneyerek göreceğiz.

***

Yoğun gündeme gelince;

31 Mart 2019 Mahalli İdareler seçimi akşamı başlayacak tartışmanın, kısa sürede yerini “sistem” tartışmasına bırakacağını tahmin etmek zor değil.

Ak Parti de dahil, Cumhurbaşkanlık yönetim sisteminin Parlamenter sisteme göre daha ciddi sorunlara neden olduğu ve sorunları daha da derinleştirdiği yoğun şekilde gündeme gelecek.

En çok da Cumhurbaşkanlık sisteminin “denge”den yoksun olduğuna vurgu yapılacak.

Devletin her geçen gün “irade ve rıza dışı” bir yönetim şekline dönüşmekte olduğu uyarıları tartışmaların merkezine oturacak. 

Meclis içi ve dışı demokratik kitle örgütleri, yeni sistemin istenilen sonucu vermemesi görüşünden hareketle, 1921 Anayasasına benzer yeni bir anayasa için komisyon kurulması gündeme gelecek ve kabul de görecektir.

Böylece Türkiye 2019 Mayıs’ına yeni bir Anayasa Hazırlama Komisyonu ile girecektir.  

***

Meclis’te grubu olan partiler kısa sürede 100 maddeyi bulmayan bir uzlaşı metni hazırlayacaklardır.

2020 Anayasası”nın son maddesi de “İş bu anayasanın yürürlüğü girdiği tarihten önceki bütün suçlar/suçlular affedilmiştir” olacaktır.

2020 Anayasası; Ak Parti, CHP, MHP, İP, HDP’nin uzlaşma metni olacağından tarafların sahipleneceği bir anayasa olacaktır.

Uzlaşılamayan maddeler anayasa girmeyecektir.

Artık kanunların açık bir şekilde anayasaya dayandırılmasına gerek kalmayacak. Birçok kanun anayasanın genel hükümlerine ve yeni anayasaya aykırı olmayacak şekilde çıkarılacaktır.

Meclis’te partilerin teklif edeceği hukukçulardan oluşan “tarama komisyonları” da yeni anayasayla çelişen kanunları belirleyecek. Meclis de söz konusu kanunları yürürlükten kaldıracaktır.  

Tarama komisyonları “uzlaşma” ile çalışacaktır. Uzlaşılamayan kanunlar, Yüksek Hakemler Kurulu üyeleri arasından seçilen üç kişilik hakem heyetine havale edilecektir.

Hakem heyeti; kararını en geç bir ay içinde verecektir.

2020 Anayasası, bugüne kadar yapılan anayasalardan en çok 1921 Anayasına benzeyecektir.

***

Tarafların irade ve rızasına uygun bir anayasa ve rejim hazırlanacaksa bu da ancak 1921 Anayasasına benzeyebilir.

Meclis hükümeti denen bir modelin benimsenme olasılığının yüksek olabileceğini düşünüyorum.

Yeni anayasaya göre Meclis, bakanları seçme ve azletme yetkisine sahip olacaktır.

Yüksek yargı üyeleri de bir defalığına ve beş yıllığına Meclis tarafından seçilecektir.

***

Uzun süren Ak Parti hükümetlerinin geride bırakabileceği birçok sorun olacaktır. Bundan böyle farklı bir hükümetin bir “devr-i sabık” yaratma olasılığı vardır.

En önemli sorun da bunun nasıl aşılacağıdır.

Bu sorun da anayasaya eklenecek “İş bu anayasanın yürürlüğü girdiği tarihten önceki bütün suçlar/suçlular affedilmiştir” maddesiyle aşılacaktır.

Bir cevap yazın