İstanbul’daki seçimin olası sonuçları

İstanbul’daki seçimin olası sonuçları

Dün, 23 Haziran’da sonucu çoktan belli bir seçim yapıldı. Ekrem İmamoğlu’nun 1 değil; 13 bin oy farkla kazanmasına rıza gösteremeyenler 780 bin oy farkı ile karşılaşınca şoka girdiler. Sonunda “hayırlı olsun” demek zorunda kaldılar.

Nasıl olduysa artık, seçim öncesinde ileri sürülen “bi kazansın görür gününü”, “onu yaparız…” hatta “bunu da yaparız…” tehditlerini unutup başarı dilediler!

İnsanlık tarihi kadar eski olan dinler der ki, kimse siyaseten de olsa bir kişi veya gruba, kanıt ileri sürmeden ve mahkeme kararı olmadan “çaldılar” ithamında bulunamaz.

Velevki bu şahıs CHP’li de olsa! 

Kimin neyi çaldığını, beytülmali dürüm yapıp yediğini, çalmanın kime daha çok yakıştığını aklı başında olanlar iyi bilir!

CHP’liler yiyeceğine biz yiyelim diyenleri ise çok daha iyi bilir!

Çaldılar iftirası siyaseten söyleniyorsa o zaman halk iktidarın hangi sözüne, vadine, uyarısına kulak verebilir?

Hangi sözüne inanır? 

Çaldılar gibi son derece rencide edici ve onur kırıcı bir ithamı “Biz siyaseten çaldılar demek istedik” sözü ile kime, neyi kanıtlayabildiler?

Ak Partili devletlüler; özelde CHP’lilere, genelde ise Millet İttifakına çaldılar dedikçe, terör destekçisi, Apocu, PKK’lı, Kandilci dedikçe, milleti Ak Parti’den alıp “fevc fevç” İmamoğlu’na taşıdıklarının farkına bile varamadılar! 

Allah’ın şaşırtması böyle olmalı!

Özellikle fevc fevc diyorum. Çünkü Kur’an “Nasr Suresi”nde büyük siyasi zaferlerin binlerce insanın katılımı ile gerçekleşebileceğini anlatır. Bu seçimde Ak Parti’yi bırakıp CHP’ye oy verenlerin sayısı binlerin çok üzerindeydi. On binler de değil, yüz binlerce idi.

Türkiye’nin son 17 yılını yakından izleyen ve yaşadıklarını iliklerine kadar hisseden biri olarak söylüyorum:

Ak Partili yıllarda CHP’lilerin de Müslüman olduğunu, bu ülke için önemli icraatlar yaptıklarını, gelecekte de yapabileceklerini, yeri geldiğinde vergi verip askere gittiklerini… hiçbir şekilde gündeme getirmediler. Bu yalın gerçeği anlamak bile istemediler. Varsa yoksa;

Bu adamlar üç kazı idare edemez!…

Cibilliyetleri bozuk!…

… Gözlerine dizlerine dursun!…

Biz bunların ağababalarını da biliriz!…

Hainler!

Terör destekçileri!

Camilere saman dolduranlar!

Mahkemeye vericem!…

 

CHP’yi ve ona oy veren seçmeni bu kadar ağır ifadelerle rencide edenler, bir süre sonra sınır tanımayan ithamları ile Ak Parti’ye oy veren vicdan sahiplerini de rencide etmeye başladılar.

CHP’lilerin Müslüman olmadığını ev ev gezip anlatanlar, bir kez olsun CHP’lilerin Müslüman olmaları için çaba göstermediler. Öyle ki, CHP’ye oy vermeyi “kafir olmak”la da eş tuttular.

Başlangıçta bu tür ithamları haklı gibi gösterebilen bazı CHP’lilerin ölçüsüz ifadeleri Ak Parti tarafından kanıt olarak kullanıldı. Yetmediği yerde, CHP tarihine müracaat edildi. Oradan da kanıtlar, doğru yanlış demeden çoğu da çarpıtılarak aktarıldı.

Asla bir Müslümanın kullanmayacağı çirkin sözler, iftiralar, ithamlar CHP’ye oy verenler için ibadet aşkıyla kullanıldı.

Birileri çıkıp bu sözleri CHP’ye oy verenlere söylemedik, “CHP zihniyetine söyledik” diyorsa, ona söyleyeceğim söz çok nettir:

13 bin oy farkı neden 780 bine çıktı?

İmamoğlu’na oy verenler arasında ne kadar Ak Partili var?

Gördün mü?

Peki şimdi ne oldu?

Yaptığını beğendin mi?!

17 yıl Ak Parti’ye oy verirken cennete sorgusuz sualsiz gideceklerini iddia edenler, CHP’ye oy verince rûz-i mahşerdeki halleri nice olur ey ulema?!

Son fetvanız nedir?!

Bir cevap yazın