Erken seçimin ayak izleri

Erken seçimin ayak izleri

Birileri çok kararlı, Ak Parti’nin oylarını %10’un altına indirmeye çalışıyor. Başarırsa şaşırmayacağım.

Ak Parti %10 bandına indiğinde de erken seçime gidilecek.

23 Haziran İstanbul seçimlerinde İmralı’ya özel kurye gönderenler, yetmeyince Osman Öcalan’ı TRT’de konuşturdular.

23 Haziran sonuçlarından ders alınacağını umanlar şimdilerde hayal kırıklığı yaşıyor.

1-Ahmet Türk’ün hapisten çıkarılmasına Devlet Bahçeli aracılık yapmıştı.

Şimdilerde ise 70’in üzerindeki Ahmet Türk “ne yaptı” demeye kalmadan Diyarbakır ve Van büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte görevden alındı.

Tahmin etmek zor değil, görevden almalar devam edecek.

Bunun sandığa yansıması ise Ak Parti açısından felaket olacaktır.

Ak Parti; HDP’ten gelmesini umduğu %12 oydan ümidini kesti. Bunu anlamak zor değil. Asıl gözden kaçırdığı ise eskiden beri Ak Parti’ye oy veren Kürt seçmendir. Bunları da kaybedecek.

Durum bunu gösteriyor. Toplam kayıp %20 civarında olacaktır.

2-Oy oranını %10 bandına çekmek için başka sorunlar da yaşanıyor, yakın gelecekte daha fazlası da yaşanacaktır.

Nerden bildiğimi sormayın. Sosyal ve siyasal olayların bir mekaniği vardır. Bu tür olaylar, kaçınılmaz bir şekilde birbiri ardınca gelir.

Kaz Dağları ve benzeri yerlerdeki ağaç kesimleri herkesin dikkatini çekiyor.

Bir Kanadalı şirketin vahşi yöntemlerle çıkaracağı altından elde edeceği kazanç 8 milyar dolar. Türkiye’ye ödeyeceği kira ise 100 milyon dolar.

Vatan evladı, 8 milyar dolar ile 100 milyon dolar arasındaki farkı ayırt edemeyecek durumda mı?

Hani İslam’a göre madenlerin vergisi %20 idi? N’oldu İslam fıkhının temel kurallarına? Kanadalı şirketin hatırı İslam’ın da mı üstünde?

Vatandaş kafayı bu rakamları ayırt edemeyecek kadar yemedi. Vatan evladının durumunun bu kadar kötü olduğunu da düşünmüyorum.

Yılın en sıcak günlerinde dağlara tırmananların seçimlerdeki tercihinin ne olacağını tahmin etmek zor değil!

Bunlar hepsi CHP’li! İçlerinde birkaç da marjinal çevreci var!” diyenleri duyuyorum.

İnsanları iyi dinleyin: Dağa tırmanan her bir kişinin arkasında, evinde oturan kaç bin seçmen var?

Hesap dağa tırmananların sayısına göre yapılmakta ise, korkarım ki oylar %10’un da altına düşecek!

3-Tank palet fabrikasının %49’unun 25 yıllığına Katarlılara verilmesi kolay unutulmayacak bir yanlış.

Sayın Erdoğan “Bu fabrikanın modernizasyonu için biliyor musunuz tam olarak 50 milyon dolar gerekiyor!” dediği günden beri aklım fikrim durmuş durumda!

Demek Türkiye 50 milyon doları bulamayacak kadar zorda!

Bir havaalanı için 22 milyar avroyu…

İstanbul – İzmir otoyolu için 11 milyar doları… bulabiliyor.

Devletin kasasından bir lira çıkmadı dendiğine bakmayın. Türkiye sınırlarına giren her bir dolar borcun kefili Hazine ve Merkez Bankası olmadan giremez.

Bu devletin sınırları içinde olan her hareketten T.C. sorumludur. Bu böyle biline!

Bir kısmı biten ve yapımı devam şehir hastanesi sayısı 31’dir. Bunlar için ne kadar para gerekli henüz kamuoyuna açıklanmadı. Bunlar için para bulunuyor lakin milli harp sanayiine bulunamıyor.

Demek durum bu kıvamda!  

Türkiye’nin beka sorununa 50 milyon dolar bulamayan hükümet, teknolojik donanımları ile ciddi finansman gerektiren bu hastaneleri neden yapıyor?

Türkiye’nin hastane ve yatak kapasite açığı yok gibi! Hatta fazlası bile var:

Kullanılmakta olan birçok hastane, şehir hastanelerine müşteri bulmak için kapatılacak!

***

Şehir Hastanelerini Ak Parti’ye ilk sunan, acizane benim. Bu nedenle herkesken de özür diliyorum.

2008’de yayımladığım İzmir 2023 kitabımda yer alan 2023’e ilişkin yüze yakın projeyi http://www.harunozdemir.com.tr/kitaplarim/izmir-2023/ adresinden ücretsiz okuyabilirsiniz.

Ak Parti; bu kitaptaki projeleri önce partinin, sonra hükümetin ve devletin projesi yaptı. Bunu 2008 ve 2009 yıllarında Ulaştırma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı strateji geliştirme daire başkanlarından tesadüfen öğrendim.

Bu projeleri senin kitaptan yazdık, diye. Neden yıllar sonra öğrendim?!

Telif ödenmediği için… veya telif başkaları arasında pay edildiği için…

Bir dost sohbeti olmasaydı bunu da öğrenemeyecektim.

2009 ve sonrası yıllarda bakanlıkların strateji geliştirme dairelerinde yapılan planları inceledim, Tanrım bir ne göreyim!

Tam muhakeme-i kübrâlık bir konu!

***

Bu ve benzeri yanlışlar üst üste yapılırken Ak Parti’yi yönetenler her fırsatta doğrusuna – yanlışına bakmadan, CHP’yi ve lideri Kılıçdaroğlu’nu suçluyorlar.

Neden acaba?

Ak Parti’yi terk etmekte olan seçmene oy verebilecekleri parti olarak CHP’yi mi gösteriyorlar?!

Amaç bu mu?

Bir cevap yazın