Unutulan Alevi gerçekler

Unutulan Alevi gerçekler

Bazı gerçekler unutulabilir; telafisi de mümkündür. Bunların bir kısmı insanidir. Herkesin başına gelebilir. Ama bazı gerçekler vardır ki oldukça “acıdır” ve telafisi her zaman mümkün olmayabilir.

Yine bir Muharrem ayındayız. Bu ülkede her vatandaş gibi vergi veren ve askerlik yapan Alevi Müslümanlar var. Bunların vergileri nerelere harcanır, Allah bilir. Konu Alevi Müslümanların haklarına gelince, güzel uyutuldukça uyutulur, bin dereden su getirilir…

Sonuç sıfırdır.

Ortadoğu’da barış arayan devletlû zevat, ülke içinde Alevi Müslümanlara ilişkin somut bir adım atmazken, dünyaya nizamât vermeye kalkar ki, çabalar yarayı kaşımaktan öteye geçmez.

Bu ülkenin akıllı insanlarına hayranım! Her sorunu çözecek akılları vardır. Lakin konu Alevi Müslümanlara gelince herkes sus pus olur.

Neden?!

Bazen ben de susayım diyorum. Kimsenin konuşmadığı bir ülkede ben konuşsam, yazsam ne olur ki, diyorum.

O kadar yazdım, çizdim, konuştum ne oldu?

Kocaman bir sıfır!

Bütün içtenliğimle söylüyorum, ben sustuğumda dünya da susacaksa ben de susarım! Bundan emin olabilirsiniz.

Ama dünya susmuyor!

Bu ülkenin kılcal damarlarından çekip gitmiyorlar. Aksine ulaşamadıkları bir hücre kalmışsa oraya da yerleşmeye çalışıyorlar.

Susmayı kabul edemem. Vicdanı olan, adalete susamış kim varsa Alevi Müslümanlar konusunda uyanık olmalıdır!

Bu işler bize bırakılmayacak kadar önemlidir! Daha yetkili kişiler bu sorunlara sahip çıkmalı.

Ama üzgünüm!

Kimse; “Alevi değilim, dolayısıyla Alevilerin sorunlarından bana ne” de diyemez!

Hak, hukuk, adalet, din, iman, Allah, kitap için sokağa çıkanlar, devleti idare edenler, siyasete soyunanlar bu tür acı gerçeklere el atmaya yanaşmıyorlar.

Siyaset esnafı ihale dosyasının dışındaki konulara kulaklarını tıkamış olabilir.

Kaç kez anayasa değişikliği oldu, o günlerde acı gerçeklere sağır kalınmış da olabilir.

Daha önemlisi, Alevi Müslümanlar bu konularda yorgun düşüp taleplerinden vaz geçmiş de olabilirler!…

Bilinmelidir ki, bizler insanız ve Müslümanız. Herkes unutulmuş acı gerçeklere ilgisiz kalabilir. Ama insan olduğunu unutmayanlar bu gerçeklere duyarsız kalamaz!

Terörize olma potansiyeli yüksek olan geç kalmış acı gerçekler konusunda uyarıda bulunmak, her yurttaşın öncelikli görevidir.

Görüldüğü kadarıyla “eski siyasetçi damgası” eski siyaset insanlarını bu konuda uyandırmak zor olacak.

Yeni partiler de bu konulara ilgisiz kaldığına göre vayy halimize!

Bir cevap yazın