Kadınlar ölmesin

Kadınlar ölmesin

-Büyük aşklarla başlayan evlilikler neden yaşatılamıyor?

-Ailesine rağmen “Ya evlenir ya da ölürüm!” diye başlayan büyük macera, evlilikle sonuçlandığında neden bir yastıkta devam edemiyor?

-Yasalara ve törelere uygun yapılan geleneksel veya modern evliliklerin mutlusu kim?

-Görücü usulü yapılan bin yılların sağlam evlilikleri şimdilerde ne durumda?

-Bir cemaat veya tarikatın tanıştırdığı evlilikler daha mı iyi?

-Okul arkadaşlıkları…

-İş yeri tanışıklıkları…

-Tamamen tesadüf denen tanışmalar…

-Kaçma veya kaçırma ile yapılan evlilikler…

-Sosyal medya tanışıklığı…

-Birlikte yaşamayı evlilik saymalar… Çiftleri ne kadar mutlu ediyor?

Seçenekleri çoğaltabiliriz. İki gönlü bir araya getiren çok sayıda yol ve yöntem bulabiliriz. Çevremiz bunları deneyen insanlarla dolu. 

Dağ tepesinde nikâh kıyanlar mı dersin…

Tüple denizin tabanına inip orada şahitler huzurunda evlenenler mi…

Yamaç paraşütü ile uçarken havada nikâh kıyanlar mı? Nikâh memurları razı olduğu sürece her ortamda evlenmek mümkün.

Yılan dansı hariç, her türlü koşulda nikâh kıyanlar şimdilerde ne yapmaktalar? Ne kadar mutlular?

Birbirinden ilginç evlilik veya birliktelik törenleri tasarlayan çiftler, şimdilerde geriye tatlı bir anı bırakmanın dışında ne düşünüyorlar? Hâlâ birlikteler mi? Kaç çocuk sahibiler? 

Her şey çok güzel ve eğlenceli de bir konu hep belirsiz. Evlilik veya birliktelik yürümediğinde boşanma nasıl oluyor?

Evlenmenin sayısız yolu bulunabilirken neden evlilik sözleşmelerinde “boşanma”ya ilişkin hükümler yer almıyor?

Neden?! Sakın uğursuzluk getirir demeyin!

Aylar değil, yıllar süren boşanma davaları (anlaşmalı veya anlaşmasız) neden tek celsede bitmez?

Her biri diğerinden daha büyük aşklar, nasıl olur da cinayetle sonuçlanabilir?

Olup bitenleri aklı alan var mı?

Aileyi kurtarmaya çalışanlar, işin içine girmeye, el uzatmaya başlayalı nasıl olur da cinayetlerin sayısı geometrik olarak artar?

Din temelli töreler en az bin yıllık! Buna çare olamıyor!

Medeni kanun da en az 400-500 yıllık! Bu da çare olamıyor!

Biri örf, âdet temelli din hukuku iken, diğeri de Katolisizme tepki olarak doğan Avrupa Medeni kanunu.

Şu da bilinmelidir ki, dünyada yaygınlaşan evlilik modeli ise resmî dayanağı olmayan “birliktelik”ledir.

Bütün değerlere meydan okuyan “birlikte yaşama” kimin fikri? Ne kadarı suç? Ne kadarı günah? Ne kadarı akıllıca? Eksiği nedir, fazlası ne?

Cinsel ihtiyacını gidermeye çalışırken hür ve muhsenleri “yoldan” çıkarıp, sonra da “cariye” muamelesi yapan zalimler neler düşünüyor, bilen var mı?

Soru şu; kadınlar intihar mı etmeli yoksa öldürülmeli mi?

Bir cevap yazın