İçeriğe geç

Değişim bulaşıcıdır

Bugünlerde ısrarla vurguladığım bir konu var. İzmir’de yeni bir dönem başlayacak. Önce Ak Parti bir kadını il başkanı yapacak, sonra da sırayla MHP ve CHP il başkanları kadın olacak. Belki BDP çok daha erken davranacak!

Az kaldı.

Eski bakış açılarında ısrar edenler “güzel olur ama …. dan dolayı sanmıyorum!” gibi kendilerini bile ikna edemedikleri gerekçeler ileri sürebilirler.

Seçmenin %50’si kadın ise bütün partilerin eskiden kalma erkek il başkanı geleneğinde köklü bir değişim olacak, bunu yakında bir bir göreceğiz!

Varsın birileri ilçe kongrelerini tartışsın!

İl başkanlığında değişimi gerçekleştiremeyen partilerin ilçe kongrelerinde tabii ki, sorunlar yaşanacak! Bundan doğal ne olabilir.

Gelişmeleri okumakta güçlük çekenlerin özellikle “erkekler ne olacak!” gibi tepkileri yok mu, siyasetin nasıl bir cinsiyet ayrımcılığı kıskacına düştüğünü net olarak kanıtlıyor!

Demokratik siyaset, meşruiyetini milli iradeden alıyorsa bir partinin öncelikli hedefi, cinsiyet ayrımına bakmadan en yüksek oyu almak olmalıdır.

Seçmenin tamamını kazanmak için yola çıkılır, alınabilecek en yüksek oy alınır.

Hedef en yüksek oyu almak ise seçmenin %50’si kadın iken Ak Parti ve MHP’nin 81 il başkanının erkek olması, siyasal ve toplumsal gerçeklerle örtüşür mü?

Bu ısrar; il başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin %50 erkek %50 de kadın olsun anlamına gelmez. Ama siyasetin yapıldığı sosyolojik bir taban varsa bunu görmemek, bir partiye ne kazandırır?

İzmir için kadın il başkanı tezimde çok haklıyım!

Haklılığımın da farkındayım!

Çünkü daha bir kişi çıkıp gerçek ismiyle “İl başkanlığı erkek işidir” diye bir yazı yazma cesareti gösteremedi!

Siyaset, liderlik erkek işidir, doğuştandır, dinimizin emridir, partimizin prensibidir, çağın gereğidir, diyemedi!

Belki, diyorum, yazılarımdan rahatsız olan biri çıkar da, bir şeyler karalar diye bekliyorum ama nafile!

Eskiden yoktu; şimdi bu nereden çıktı, diyeni bekliyorum!

Bizleri ve kamuoyunu hangi savlarıyla ikna edecekmiş, onu dört gözle bekliyorum!

Boşuna bekliyorum! Çünkü yanlışı savunmanın da bir sınırı var!

Kimse buna cesaret edemez!

Değişim süreklidir.

Bunu görmek gerekir, değil mi, sevgili dostum!

———————————

Kategori:2012

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir