İçeriğe geç

Ak Parti İzmir’i alır!

Ak Parti önümüzdeki yerel seçimlerde İzmir’i alır! Çünkü önümüzdeki yerel seçimlerde, ulusal gelişmeler seçmeni fazlasıyla etkileyecek. Eğer az sonra sözünü edeceğim konulardaki gelişmeler Ak Parti’nin planladığı gibi gerçekleşirse, yerel koşullar ne kadar etkili olursa olsun, Ak Parti şimdiye kadar aldığı oyların bayağı üzerinde bir oy alır ve İzmir’de de birinci parti olur.

Ak Parti hem yerel seçimleri öne almaya çalışıyor hem de yeni büyükşehir belediyelerini düzenleyen bir yasa çıkarıyor! Bu iki çaba siyasi çıkar açısından çelişiyor! Çünkü erken seçim Ak Parti’ye yarar sağlasa da yeni yasa ile fesholacak çok sayıda belediye ve mahalleye dönüşecek köylerde Ak Parti’ye ciddi bir seçmen tepkisi olacak.

Ak Parti seçmenin hatırı sayılır bir kesiminden tepki göreceği bir yasayı çıkarırken neye güveniyor?

Bu tepkiye rağmen mi başarılı olacak? 

Sadece bu noktalar üzerinde düşünenler, yerel seçimlerde Ak Parti’nin ciddi oy kaybedeceğini düşünebilir. Ama Ak Parti’nin derin aklını yani iki ölçüp bir biçenlerini izleyenler, yakın gelecekte Türkiye’de bir bir yaşanacak gelişmeleri zaman skalasına nasıl yaydıklarını ve takvimi nasıl işlettiklerini görecekler. Bu gelişmeler de doğal olarak seçmen üzerinde çok etkili olacak.

Ak Parti’nin 2015’e kadar uygulayacağı “Acil siyasi eylem planı”nın neler olduğuna “hiss-i kable’l vuku” ulaşmış bulunmaktayım, bunu bayram arifesinde okuyucularımla paylaşmak istiyorum:

Yerel seçimlere kadar;

1-Suriye’deki rejim yıkılacak ve yaklaşık 900 km’lik Türkiye-Suriye sınırı güven altına alınacak. Bu da PKK ve arkasındaki derin ve ulusla arası güçlerin teröre verdikleri desteği büyük ölçüde kıracak. Suriye’deki rejim değişikliğinden en çok Türkiye yararlanacak. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu gelişme yurt içinde PKK’ya sempati duyanların da moralini feci derecede bozacak. Ahmet Davutoğlu’nu istifaya çağıranlar, bu kez onu Henry Kissinger’la karşılaştırmaya başlayacaklar ki, çok da önemli değil!  

2-Türkiye terörle 30 yıldır mücadele ediyor. Hesabı kitabı belli olmayan can ve mal kaybına uğradık. Çözüm olabilecek bir-iki konu hariç, mücadelenin her türlüsünü denedik! Ama ne hikmetse terör örgütünün liderlerine dokunmadık! Görüldüğü gibi hepsi hayatta! Bunu Türkiye Cumhuriyeti devletinin ne gücüyle ne de prestijiyle açıklayabiliriz. Her tarafı komedi bir örgütü, abarta abarta ABD’den daha büyük bir güç gibi kamuoyunun önüne koyduk, yıllardır etrafında dönüp duruyoruz. Oysa PKK’ya liderlik yapan, gerçek veya göstermelik liderlerin hepsinin çok erken bir zamanda, 1987’ye kadar öldürülmeleri gerekirdi. Yurt içinde veya dışında, fark etmez. Hangi ülkeye sığınmışlarsa, orada bulunup öldürülmeleri gerekirdi. Teröre destek veren ülkelere de anlayacakları dilden muamele yapılmalıydı. Ama hala ses yok! Geçenlerde ABD Büyükelçisi bu konuda Türkiye’ye açıkça yol gösterdi. İş bu noktaya varmamalıydı. Uzun zamandan beri tasarlanan ama bir türlü karar verilemeyen PKK’nin lider kadrosunu seri operasyonlarla ortadan kaldırma konusu, şu an gündemde. Bu konuda da ciddi gelişmeler olacak. 

3-Suriye sınırı güvenlik altına alındıktan ve PKK’nın lider kadrosu ortadan kaldırıldıktan sonra Kuzey Irak’a askeri harekat yapılacak ve Kandil’e hem askeri bir üs kurulacak hem de Türk bayrağı dikilecek!

4-Türkiye’nin Suriye’deki Esad hanedanlığının yıkılmasına hangi ölçüde destek verdiğini yakından izleyen İsrail, bu gelişmelere paralel olarak Mavi Marmara’ya yaptığı operasyonda öldürdüğü 9 Türk vatandaşı için Türkiye’den hem özür dileyecek hem de tazminat ödemeyi kabul edecek.

5-Türkiye bu gelişmelerin yoğun bir şekilde yaşandığı bir atmosferde Mahalli İdarelerde seçim yapacak. Bu koşullarda, yazımın başında değindiğim nedenlerden dolayı kaybedebileceği oyları hem telafi edecek hem de %50’nin 3-5 puan üstünde bir oy artışı olacak. Bunu abartıp 8-10 puana kadar çıkaranlar bile var! 

6-Mahalli İdareler seçiminin en önemli sonuçlarından biri de Doğu ve Güneydoğu’da tecelli edecek. PKK korkusu ortadan kalkacağı için sandık güvenliği sağlanacak ve BDP bu seçimde ciddi oy kaybına uğrayacak.

7-Mahalli İdareler seçiminden sonra Ak Parti 2015 seçimleri için ön gördüğü Anayasa değişiklik önerisine ağırlık verecek. Yeni anayasanın en kritik konusu, “yerel özerkliklerin artırılması” olacaktır. PKK ve BDP baskısı halkın üzerinden kalkınca ve güvenlik de normalleşince, özgürlükleri artırılmış yerel yönetimlerin “aynı mı yoksa gayrı mı” tartışması da minimize olacaktır.

Ben sözünü ettiğim gelişmelerin çoğunun seçimlerden çok önce gerçekleşeceğini ve sonuçlarının sandığa yansıyacağını düşünüyorum. 

Not: Hayırlı Bayramlarınız olsun!

————————————–

Kategori:2012

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir