İçeriğe geç

30 CHP’li Kılıçdaroğlu’ndan ne istiyor?

Her türlü siyasi riski üstlenen Başbakan, devletin ilgili birimleriyle yaptığı yoğun istişarelerden sonra terörü bitirmek için siyasi geleceğini de riske atarak süreci başlattı. Dışarıdan görülen bu.

Acaba bu süreç sadece Başbakanın cesaretinin ve kararlılığının mı eseri?

Sistem böyle bir liderliği onaylar mı?

Demokratik bir ülkede, anayasal bir düzende ve yetkilerin kuvvetler ayrılığı prensiplerine göre dağıtıldığı bir sistemde başbakanın üstlendiği risk ne kadar olabilir?

Şunu baştan belirtmek isterim:

Bu sürecin ilk karar alıcısı başbakandır, çünkü siyasi risk yani halka hesap verme durumunda olan kişi, Ak Parti Genel Başkanı Sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan’dır. Sayın Erdoğan da riski azaltmak ve birileri yaparken diğerleri bozmaya çalışmasın diye riski anayasal düzende sorumlu olan tüm kişi ve kurumlarla paylaşmıştır.

İşin doğası veya sistem bunu gerektirir.

Bu sürece ABD, AB, İngiltere veya İsrail’i katmak, Anayasanın emredici bir hükmü değildir. Bu tür durumlar ancak devlet politikası ile açıklanabilir. Bu sürece devlet politikası gereği, yabancılar katılmamıştır!

Amerikancı Hükümet, Amerika’ya ihanet etmiştir!

Sadece ABD’ye mi, AB, İngiltere, İsrail..’e de ihanet etmiştir!

Bunu sık sık da yapıyor!

Gelişmelerin anlamı budur! 

O zaman gösterilecek tepki için ulusalcılar ve milliciler devreye alınmalı, Hükümete müstahak olduğu had bildirilmelidir!

Öyle de olmaktadır; herkes işinin başındadır!

Aksayan bir muhalefet de yoktur!

Hükümetin dış güçleri sürecin dışında tutmakla neleri göze aldığının farkında olduğunu düşünüyorum. Bunun ne kadar sorun çıkaracağının önlemleri de alınmıştır! Ama gelinen noktada şunu söylemekte yarar var:

Topu topu beş bin kişiyi geçmeyen bir ekip, her yerde kameraların desteğiyle arz-ı endam etmekteler!

Çoğu öğrenci değil; ama her üniversitede varlar!

Ülke bölünüyor diyorlar, her tepkileri ve sloganları bölünmeye yönelik!

Kuvay-ı milliye, vatanseverlik, falan… diyorlar, çoğu asker kaçağı veya askerliğini yapmamak için olur olmaz gerekçelerle askere gitmiyorlar!

Sorumuza dönersek, yabancıları dışlamak sorun çıkarmaz mı, bu mümkün müdür?

Öcalan’la yürütülen sürece özellikle CHP ve MHP’nin gösterdiği tepkiye bakar mısınız?

ABD, AB, İngiltere veya İsrail ile irtica ile veya PKK ile mücadele için işbirliği yapılabiliyor; bu sorun olmuyor ama sıra, dış güçleri devre dışı etmeye gelince “İmralı da İmralı!” deniyor, başka bir şey denmiyor!

Çünkü daha önceki tüm görüşmelerde masada yabancılar vardı! İlk kez bu süreç yabancı güçler dışlanarak sürdürülüyor! Rahatsızlığın ne kadarı parti endişesi ne kadarı dış güçlerin ricası, onu artık sizler takdir edin!

Amaç; sorun çözmekse ve en az risk de Öcalan ile görüşerek süreci sonuçlandırmak ise o zaman tereddütsüz “Öcalan!” demek en doğru yöntem olmalı.

CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, hala “Bir şey bilmiyoruz; bilen var mı” diye konuşup duruyor!

Ben de Kılıçdaroğlu’nun gerçeği en az beş kaynaktan, an be an izlediğini iddia ediyorum. Süreçten dışlanan dış güçlerin ricaları üzerine bu muhalefeti yaptığını net bir dille iddia ediyorum.

Kılıçdaroğlu’nun bu politikasından rahatsız olan 30 CHP’li, bunların çoğu milletvekili, içlerinde İzmir milletvekilleri de var, farklı bir politika izlemeye karar verdiler. 114 kişilik imzalı basın bildirisine 30 CHP’li imza vererek süreci desteklediklerini açıkladılar!

Demek ki, Kılıçdaroğlu her şeyi biliyor. Bilmiyorsa bile 30 CHP’li sürecin nasıl sonuçlanacağını iyi biliyor ki, partinin resmi politikasına rağmen ve lidere ters düşme pahasına süreci destekliyor.

Gelelim MHP’ye! Biraz daha inat ederse 1999’da MHP’nin nelere resmen imza attığını yine MHP’lilerden öğreneceğiz. Onlar da susarsa ve bu süreç de devlet politikası ise ve devlet terörü bitirmeye karar verdiyse bu muhalefet Bahçeli’nin siyasi hayatını bitirecek! 

Şu ayrıntıyı kaçırmadan taşları yerli yerine koyalım:

CHP ve MHP bu kadar basiretli bir muhalefet yaptıklarına göre ilk seçimde Ak Parti’nin oyu %55’ten aşağı düşmez. Bunun üstü teşkilatların performansına ve adayların seçimine bağlı!

———————————

Kategori:2013

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir