Ak Parti kaybeder mi?

Ak Parti kaybeder mi?

Ak Parti kul yapımı olduğuna göre gün gelecek o da kaybedecektir. Her doğanın ölmesi gibi bir şeydir Ak Parti’nin de kaybetmesi.

Sorun şudur:

Gerçekten Ak Parti kaybetmeye değer nedenlerden dolayı mı kaybedecek yoksa körü körüne mi?

En gerçekçi olanı, biyolojik süreçlere benzer bir kaybediştir. Yaşlanmak ve ölmek gibi. Bunu anlayabiliriz. Biyolojik süreçler makyajla gizlenebilir ama engellenemez!

Bir de kötü beslenme, kötü alışkanlık, özensiz yaşamla ölümü hızlandırmak var!

Acaba Ak Parti bunlardan hangisi ile kaybeder?

***

1-Dalkavukluğun prim yapması,

2-Partizanlığın tavan yapması,

3-Vergi ödemeyen yeni zenginlerin ortaya çıkması,

4-Dinin her geçen gün gösterişe dönüşmesi,

5- Ahlâkın muhalefette aranması,

6- Hukukun ve kanun hâkimiyetinin göz ardı edilmesi,

7-Sık sık bedelli askerlik yasasının çıkması,

8-Toplumda korkunun egemen olması, 

9-Yakın tarihe saygısızlık,

10-Hükümet yanlısı koyu bir medya hâkimiyetinin kurulması,

11-Özgürlüğün teröre hizmet eden bir faktör gibi görülmesi,

12-İstikrar ve huzur yerine, kalabalıkların siyasi krizlerle manipüle edilmesi,

13-Sadece İstanbul’da inşaat sektörüne 52 katrilyon kredi kullandırılması,

14-Nitelikli teknoloji yatırımlarının yerini, bilmem kaçıncı kez temeli atılan ve açılışı yapılan baraj inşaatlarının gündemde tutulması,

15-2011’den beri 3 milyar ağaç diktik bilgisinin değiştirilmeden kullanılması,

16-PKK ile başlatılan ve son verilen, tekrar başlatılan açılımların yarattığı krizler,

17-Çelişkilerle dolu dış politika manevraları,

18-Hatadan zamanında dönmek yerine, tam dünya başımıza yıkılmak üzere iken başkasını suçlayarak dönüşler yapılması,

19-2002’den 2010’a kadar yapılan insan hakları, demokratikleşme ve ekonomideki liberalleşmeden 2010’dan sonra sert dönüşlerle bir bir iptal edilmesi,

20-FETÖ ile mücadele edilirken Ak Parti’nin bunun dışında tutulması! 

21-Demokrasi tarihimizde hiç görmediğimiz devlet destekli “eşitsiz” kampanyaların yürütülmesi…

22-Anayasanın değiştirilecek maddeleri anlatılması yerine Kılıçdaroğlu gıybetinin usandıracak boyutlara vardırılması…

23-Anayasayı ve parti politikalarını savunabilecek milletvekillerinin olmaması; ekranların üniversiteyi bile zar zor bitiren niteliksiz gazetecilere terkedilmesi…

 

Sözünü ettiğim nice gerekçeden dolayı Ak Parti’nin gerçek oy oranı bugün %30-35 bandına inmiştir!

Tabanı ile gönül bağı ciddi anlamda zedelenmiştir. 

İnanamadığım, duyunca da kabullenemediğim başka gerekçeler de var:

 

24-Bu ülkede nitelikli teknoloji yok ise mutlaka tarım, hayvancılık ve turizm vardır!

Heyhat!

Kuru fasulye, nohut, buğday, kırmızı biber… bile ithal ediliyor! Türk Malı markaların içine doldurulan ve marketlerin raflarını işgal eden daha nice ithal tarım ürünü!

25-Edirne’ye yürüyüş mesafesindeki Balkan ülkelerinde etin kilosu 15-20 TL iken bizde 40, 50 derken 60 TL’ye çıkması!

Dikkat ederseniz 18 maddelik anayasa değişikliğinde yer alan maddelerin içeriklerine değinmedim!

Çünkü seçmenin %90’ı bu metni okumadı. Okuyanlar da sonuna gelmeden sıkıldı ve bıraktı! Bu nedenle referanduma sunulan maddelerin gereksizliğini söz konusu etmiyorum.

 

Yukarıda saymaya çalıştığım nedenleri 30’a çıkarmak veya 10 maddede özetlemek de mümkün!

 

Özeti şu:

Oy kullanan yaklaşık 50 milyon seçmen arasında az veya çok sayıdaki seçmen, bu maddelerden bir veya bir kaçından etkilenerek Ak Parti’den soğudu.

Çünkü Ak Parti içinde veya dışında adalet beklentisine girmenin beyhude olduğu tecrübelerle görüldü.

Ak Parti’ye dert anlatmanın ise neredeyse imkân dâhilinde olmadığı anlaşıldı.

 

Bir cevap yazın