İçeriğe geç

Zevale kalmak

Her baharın bir yazı, kışla birlikte zevali de olacaktı. Bunda kuşku yoktu. Ama bu kez zeval çok erken geldi.

Böylece yaz yorgunu güneşin ışığında sararmış yaprakları dalından isteksiz düşerken izlemeye de vakit kalmadı. Kar, inatla yeşilini koruyan yapraklara lapa lapa yağıverdi. 

Hani, her gelişmenin doğal bir sırası vardı?…

Yaşanacakların da zevale varışı bu sıraya göre olacaktı.

Bu kez öyle olmadı.

Tam da her şeye hazır olduğumuzu düşünürken…

Vakit var, derken…

Yeşil üzerine beyaz örtünün her tarafı kapladığını gördük.

Kar, sadece yeşile değil; yaşanmamış günlere de yağdı… 

Söylenmemiş sözlere de…

Yarım kalmış, bitmemiş işlere de…

Ertelenmiş, ötelenmiş aşkların, hüznün ve yalnızlığın mevsimi sonbaharın üzerine de yağdı. 

Acaba sonbahar, sonbahar olalı böyle bir son yaşamış mıydı?

Aşka ve hüzne zaman tanımayan kar, daha önce yeşile lapa lapa yağmış mıydı?

***

Her yıl yeşilden sarıya ve kızıla dönen yaprakları görmeden…

Yürürken arkaya dönüp geçilen yolları seyretmeden…

Rüzgârda savrulan yaprakların hışırtılı senfonisine kulak vermeden…

Hüznün ve yalnızlığın melankolik duygularına çay demlemeden…

Kışa girmek.

Kışa yalnız girmek…

Aşkı ve sevdayı geride bırakarak girmek…

Hüzün yorgunu olmadan…

Zevale varmak…

Sonbaharsız zevalin son hali bu olmalı.

Bu sonbaharsız kış olmalı.

***

Bu kar erir mi?

Bu kış biter mi?

Bu havalar ısır mı?

Toprağa can, ağaçlara, kırlara, çimenlere bahar gelir mi?

Hüzne vakit bırakmayan kış karamsarlığı, yerini duygu kıpırtılarına, aşka, coşkuya, sevdaya…

Yarım kalmışlıklara…

Yaşanmamışlıklara…

Söylenmemişliklere…

Yerini yeni bir başlangıca bırakır mı?

Sonbaharı yaşatmayan erken zeval…

Hüznü yaşatmayan zeval…

Karamsarlığı baharda terk eder mi?

Hepsi gerçek olsa da ben…

Yeni ben olarak yeni bahara varır mıyım?

————————–

Kategori:2017

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir