Cennet vatan

Diyar- Rûm; dünya yaratıldığından beri cennet olmaya aday yerlerden biridir. Bu toprakları yurt edinenlerin bir değer katmasına gerek yok. Yeter ki “israfsız” kullanılsın.

Tarih şunu kanıtladı ki, Diyar-ı Rûm’u yurt edinmek meğer herkesin hakkı ve harcı değilmiş!

Bu ülkenin her yeri ağaç, meraları yeşil ve tarlaları mahsul doluymuş. Her yerin orman olduğu günlerde su kaynakları da çok zenginmiş.

Cennet vatanın kıymeti bilinmediğinden ağaçlar da su kaynakları da tahrip edildi.

Romalıların ve Osmanlıların binlerce kilometrelik su kemeri yapması boşuna değildi.

Onların coğrafi engelleri aşarak su kemerlerini nasıl inşa ettiklerini düşündükçe insanlığımdan utanır oldum! 

***

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yayınladığı her rakama inanmamak en akıllıcası!

Türkiye olarak, yılda 6.5 milyar dolar değerinde içilebilir ve kullanılabilir suyu iç karalarda değerlendirmeden denizlere akışını seyrediyormuşuz. Stratejik planlarda bunlar yazılı. 

Sonra da “su fakiri bir ülkeyiz” diyoruz.

Meriç Nehrinden başlayıp Sakarya, Kızılırmak, Yeşil Irmak, Menderesler, Göksu, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle, Çoruh… gibi küçük – büyük ne kadar akarsu varsa bunları BORU HATLARI ile birbirine bağlamak mümkün.

Göller ve göletler üzerinden Diyar-ı Rûm’u bir uçtan diğerine cennet vatan yapmak elimizde.

Kazakistan, Türkmenistan, Rusya ve Azerbaycan’dan doğal gazı ve petrolü Türkiye’ye taşıyan, buradan da Avrupa’ya aktaran teknoloji gözlerimizin önünde.

Ama ne oluyorsa, nasıl oluyorsa artık, Meriç Nehri’nin her yıl Bulgaristan’dan gelip Trakya’yı tahrip ederek Yunanistan’a gidişini bi güzel seyrediyoruz. Ama taşan suyu İstanbul’un Trakya’ya en yakın barajına aktaracak 50 km’lik bir boru hattını döşeyemiyoruz.

Kazakistan’dan Trakya’ya doğalgaz boru hattı döşeniyor ama biz Edirne’den İstanbul’daki en yakın baraja boru hattı döşeyemiyoruz. 

Bunu akletmek için neyimiz eksik?!

Para mı, tahsil mi?

Ne lazım, bilemiyorum!

***

Her türlü suçun kralının işlendiği bir ülke haline geldik!

Biraz da günahlara kefaret işler yapmanın zamanı gelsin artık.

Akılsa akıl.. Paraysa para.. Teknoloji ise teknoloji.. Liderlik ise liderlik.. Lazım olan güçlü iktidar ise o da var!

Bunlar var da acaba Allah’ın izni mi yok?!

Bu iznin gelmesini mi bekliyoruz?!

***

Diyar-ı Rûm’un cennet vatan olmasının ikinci koşulu da, ekilebilir toprakların ivedilikle tarıma kazandırılmasıdır.

Hemen bugün başlayıp mevcut meraların tamamını ıslah etmek gerekir.

Tarım alanları ve meralar dışında kalan her karış toprağın ağaçlandırılması bir zorunluluktur. 

Türkiye bütün topraklarını tarıma açabilir, meralarını ıslah edebilir ve milli seferberlik ilan ederek kalan her karış toprağını ağaçlandırabilir.

Bu millet, Diyar-ı Rûm’u yurt edindiyse bir karış toprağını bile israf etmeden ekonomiye yani Türkiye’nin geleceğine kazandırmak zorundadır.

Köyler boşalıyor…

Tarlalar ekilmiyor…

Meralar yıllardır işlem görmüyor…

Bunlar daha iyi günlerimiz. Yakında tarım ürünü ithalatına sınırlama getirilirse şaşmayalım. Sakın kimse paramızla alıyoruz; merak etmeyin satarlar demesin. 3-4 lira olan bakliyat şimdiden 14-15 lira oldu bile. Ciddi bir kriz çıktığında kaçak yollarla gelen bakliyatın kilosu 50-60 lira olur… O gün de buna şaşırmayalım.

Bu ülke için uzun dönem askerlik yapmış biri olarak söylüyorum:

1-Her karış toprağın ekilmesi için milli seferberlik ilan edilmeli. Bunun için iki yıldır ekilmeyen tarım topraklarına beş yıllığına el konulmalı. Ekim yapma sözü veren işletmelerden de beş yıl vergi alınmamalı. Ekim yapılmayan topraklar için yapılan “destekler”e son verilmeli… Bunlar yapılmayacaksa bakliyat ithal etme izni alan firmaların ve onlarla ortaklık yapan yerli firmaların isimleri kamuoyuna açıklanmalı. 

2-Bir kilo eti vatan evladına 70-80 liraya satanların tek gerekçesi var: Yem çok pahalı! İnanamıyorum, yemin çok pahalı olduğu söyleniyor! Bu ülke dünyaya teknoloji meydanı okurken de mi yem üretimi çok pahalı?! Yem teknolojisi nasıl bir şeydir; borla mı çalışıyor yoksa NANO teknolojiyle mi?! Behemehal bu konularda kamuoyuna doğruyu, sadece doğruyu açıklamak gerekiyor.

3-Vatan evladı işsizlikten kırılıyor. Ziraat ve Orman mühendisleri de işsiz! Bu insanları kim çalıştıracak, bilen var mı? Bu ülkeyi kim ağaçlandıracak, meraları kim ıslah edecek, niteliksiz toprakları kim tarıma kazandıracak? Dünyanın üçüncü büyük havalimanına 22 milyar EURO bulabilen Türkiye, Diyar-ı Rûm’u cennet vatan yapacak 5 milyar EURO’yu bulamaz mı? 

Uzatmadan yetkililerin bu ve benzeri konularda acilen icraata başlaması ve gelecek yıllarımızı kurtarması gerekiyor.

Her an uğruna ölmeye hazır olduğumuz bu ülkede karnımızı ülkemizin tarım ve hayvancılığı ile doyurmak istiyoruz.

Beklentimiz budur.

Bir cevap yazın