İçeriğe geç

Ay: Aralık 2018

Düz dünya teorisi!

Su, coğrafyanın eğimine göre akar; tersine akmaz! Coğrafyanın doğal yapısına müdahale edilirse, suyun yatağı değişir. Bu durumda su yeni bir yatak oluşturur ve o yönde akmaya başlar. Mühendislik, biraz da doğaya yapılan müdahaleleri izleyip sonuçlarını hesaplayabilmektir. Mühendislik ilminin kâfirleri ve münafıkları ise olur olmaz yerlerde evler, sokaklar, mahalleler, fabrikalar hatta şehirler kurarlar. Her şeyin…

Saray entrikaları!

Çocuklarımın annesi biricik sultanım Zübeyde olmasa kim bilir bir gece yarısı entrikaya kurban gitmiştim. Şunun şurasında üç beş günlük bir hayat, fakat onun da tadını çıkarmaya imkân bulamıyorum. Hareme aldığım cariyelerle bir kez bile halvet olamadan yaşları otuza geldiğinden azat ettiklerim var! Adamlarım öyle diyor! Yaşlandı diyorlar! Ben de azat…

Bağdat harap olmadan!

Buna kafaya taktım. Nasıl olur bu karı-kocayı yedi kez dinlerim de aklımda hiçbir şey kalmaz! Yavere güveniyorum fakat anlattıkları aklıma yatmadı. Sen; sultanlar sultanı Sultan-ı rûy-i zemin, âlem-i İslâm’a halife, kürre-i arza lider ol, lakin bir görüşmeyi yedi kez tekrarla ama hiçbir şey hatırlama! Bu işin içinde bir iş yoksa…

Harem zarurettir!

Harem de olmasa, Allah sizi inandırsın, ümmetin işleriyle uğraşmak akıl kârı değil! Sultanlık babadan kalma bir meşgale! Yapacak başka işimiz de olmadığına göre ümmete riyaset etmek, beyt’ül mala göz kulak olmak bize kaldı. Yoksa yapılacak iş değil!… Kendi kendime konuştuğuma bakmayın! Düşmanlarım duyarsa ortalık karışır. Sultan olma sırasına giren nice…

Hiçbir ses uzaktan duyulduğu gibi değil!

Kadının çığlığı aklıma takıldı! Adamlarımdan birini gönderdim “Kavga eden karı-kocayı bulun getirin” dedim. Sonra da doktoruma kulağımı muayene etmesine izin verdim. Doktorum muayeneden sonra “Haşmetmeap hazretleri, bazı sesler duymuş olabilirsiniz ama bu sesler anlattığınız gibi olmaya bilir. Çünkü bazen insan yaşanmamış olayların seslerini, şikâyetlerini, hatta acılarını bile duyabilir. Bu durumda…

Sesler duyuyorum!

Allah mülkünde kibirlenenleri sevmez! Kim olursa olsun! Hangi makamı işgal ederse etsin, kibri hoş görmez! En büyük Allah’tır, kibirlenmek/büyüklük taslamak da onun hakkıdır! Dolayısıyla unutulmaya mahkûm kulların ona ait bir sıfatı kullanmalarını Allah cezasız bırakmaz. Biz bunu böyle bildik, böyle de inandık! Bunu unutur da mütevazı insanları kibrin çizmeleri altında…

Dindarlığın çöküşü!

Tevrat’ta yazılanlar ve Nebilerin uygulamaları, yöneticilerin ve zenginlerin çıkarları ile çeliştiğinden bir çıkış yolu aranıyordu. Halk ise kendi halindeydi. Allah’a inanır ve onun azametinden korkardı. Allah’ın emirleri ile kralların buyrukları çatıştığında da halk, Allah’tan müsaade isteyip kralın buyruklarına uyarlardı. Krallar güçlenmiş, Kenan’a korku egemen olmuştu. Kimsenin olmadığı yerde bile halk…