İçeriğe geç

Doğu, Batı gibi olamaz!

Batı; kötü bir geçmişten gelip Doğu’ya örnek olabildi. Doğu da dönemine göre örnek bir geçmişten gelip kötü bir sona demirledi!

Batı; Batı olurken tarihin en önemli gelişmesi denebilecek nice dönüşümler geçirdi.

14 asır önce dünyaya duyurulan Kur’an vahyi ile aydınlanan Alem-i İslam da geçmişini unutarak Batı karşısında diz çöktü!

Bu duruma tepki gösterenler olmadı değil! Lakin karşı duruşlar da utanç verici sonuçlar doğurdu. Ya dünya nimetlerine ortak olup söylediklerinin aksi bir istikamete yöneldi ya da kaçıp Batı kulübünün güvenli limanlarına sığındı.

***

Nasıl olduysa artık, muhalefet yaptığı düşünülen kimi Müslüman liderler, yaşadığı ülkede köşeye sıkıştırıldığında -geçmişte söylediklerini unuttuğundan mı yoksa muhalefeti de Batı adına yaptığından mı, o konulara girmeyelim, ilk fırsatta Batılı bir devlete sığındı.

Liderlerinin kaçıp Batı’ya sığındığını gören halk yığınları üzerlerindeki şaşkınlığı attıktan sonra ülkelerinde gelecek görmediklerinden ölüm tarlalarında can vere vere Batı’ya sığındılar.

Müslümanın Batı’ya sığınması bugün de devam ediyor!

Neden?

***

Doğu’da hile yapılmayan seçim yok gibi! Gelip de gitmemek Doğulu siyasilerin ortak özelliği!

Demokrasi; ancak Batılı bankerlerin dış borç vermek için Doğulu devletlere ileri sürdükleri ön koşulsa ciddiye alınır.

Demokrasi borç için ön koşul değilse canı cehenneme demokrasinin!

Doğu’da düzeyi ne olursa olsun iktidara yakın olmayan zengin olamaz. Hayalini kurduğu zevk ü sefayı da yaşayamaz.

Vahşi kapitalist Batı’da bile yapılamayan “kamu ihaleleri”, Doğu’da bedeli halka ödetilmesine rağmen ne kadara mal olduğunu zavallı halk öğrenemez. Cesaretini toplayıp soranlara da “ticari sır” olduğu gerekçesiyle yanıt verilmez!

***

Doğu’da yazılmış akademik tezler, dünyada okunmaz.

Ne yazık ki tezlerde ileri sürülen ve yorumlanan “ayetler” de ilgi görmez. Batılılar bilirler ki yorumlar, iktidarı rahatsız etmeyecek şekilde yapılır. Doğu’da tezler iktidara övgü gibi yazılır. Binlerce üniversitede durum budur; bu değişmez.

İslam ülkelerinin ünvanlı akademisyenleri bir süre Batı’da Gayrimüslim veya ateist bilim insanlarının rahle-i tedrisinden geçmeden, bilgi ve görgülerini artırmadan profesör olamaz.

Diyelim ki profesör oldu; içtenlikle söylüyorum, profesör oldukları için bu kişilerin maaşlarında hatırı sayılır bir artış olur amma yazdıklarını oda arkadaşları bile ciddiye almaz.

***

Çünkü her makam ve mevki rejim yanlılarına verilir.

Bilim yapmak isteyenler, bilimsel özgürlük nerede ise bilimin de oralarda yapılabileceğini bilir ve Batı’ya gitmek zorunda kalır.

Şunu sorabiliriz:

Batı’da yazılan eserler neden Doğu’da yazılamıyor?

Batı’da yapılan buluşlar Doğu’da neden yapılamıyor? Yapıldığında ilgi görmüyor ve ne yapılıp edilip mucitler Batı’ya kaçmaya zorlanıyor?

Yoksa… Yoksa Doğu’nun iktidarları gibi muhalifleri de mi Batı destekli?

Şah, Saddam, Kaddafi gibi liderleri iktidara getirenler gibi götürenler de mi Batı destekliydi?

Yaşananlar bir oyun muydu?

***

Doğu’da da resmi rakamlar yayımlanır ancak işsizlik, enflasyon, kalkınma, iç ve dış borç, refah, gelir dağılımı… rakamları doğruları yansıtmadığı gibi doğum ve ölüm sayıları bile doğruları yansıtmaz!

Bir ülkede nüfus sayısı ve dağılımı gerçeği yansıtmıyorsa o ülkede ekonomi de siyaset de bilim de yapılamaz!

O zaman tek çıkış yolu var, ver elini Batı!

Uzat elini Merkel!

Tarih:2020

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir