Sorunların çözümü zorlaşmışsa yeni keşifler gerekebilir. Bunu anlayabiliriz. Bu durumda izlenecek yol bellidir: Yaratıcı beyinlere fırsatlar tanınır. Ülkede yaratıcı insan eksiği varsa israftan kaçınılmaya çalışılır, dünyadan yüksek ücretlerle transfer edilebilecek yaratıcı beyinler aranır. 1930’larda Mustafa Kemal’in yaptığı gibi. 1945’ten sonra ABD’nin yaptığı gibi. Çözümsüzlük diye bir şey yoktur. Bundan emin…
İlahiyatçı, Kamu Yönetimi ve Öğrenme Pedagojisi Uzmanı