Deprecated: 6.9.0 sürümünden başlayarak, bir parametre ile çağrılan WP_Dependencies->add_data() işlevi kullanımdan kaldırıldı! IE koşullu yorumları, desteklenen tüm tarayıcılar tarafından yok sayılır. in /home/harunozd/public_html/wp-includes/functions.php on line 6260
İçeriğe geç

Harun Özdemir Yazılar

Ekonomiyi yeniden keşfetmek

Sorunların çözümü zorlaşmışsa yeni keşifler gerekebilir. Bunu anlayabiliriz. Bu durumda izlenecek yol bellidir: Yaratıcı beyinlere fırsatlar tanınır. Ülkede yaratıcı insan eksiği varsa israftan kaçınılmaya çalışılır, dünyadan yüksek ücretlerle transfer edilebilecek yaratıcı beyinler aranır. 1930’larda Mustafa Kemal’in yaptığı gibi. 1945’ten sonra ABD’nin yaptığı gibi.  Çözümsüzlük diye bir şey yoktur. Bundan emin…

Bize bir şey olmaz!

Sizi temin ederim ki bize bir şey olmaz! Çalışma yaşındaki milyonlarca gencimiz işsiz olsa da… On milyonlarca hektarlık tarım arazisi ekim dikim dışı kalsa da… Dağlarımız ağaçsız kupkuru çöle dönüşse de… Meralar yıllardır ıslah edilmemiş olsa da… Olsa da… Olsa da… Bize bir şey olmaz! Kanıt mı istiyorsunuz?! Son 16…

Helal ve haram dinleri

“Bundan böyle tertemiz/tayyib besinler size helal oldu. Ve Yahudilerin ve Hıristiyanların yedikleri size helal oldu, sizlerin yedikleri de onlara helal oldu…” (Maide-5) Kur’an bu ayetinde “helal-haram” konusunda Müminler, Yahudiler ve Hıristiyanlar arasında ortak bir standardın oluşturulabileceğine vurgu yapıyor. Kur’an’ın, Müminlere “tertemizler besinler, Yahudilerin ve Hıristiyanların yiyip içtikleri sizlere helal oldu”…

Tayyib Gıda

Dinlerin, yaşam pratiklerine ilişkin en önemli konusu “helaller” ve “haramlar”dır. Kur’an; kırktan fazla ayette yiyecek ve içeceklerin helalliğini“tertemiz/tayyib”; haramlığını da“kirli/habis” olmalarına bağlar. İlk dönem alimleri, “rengi, tadı ve kokusu bozulmamış akan sular temizdir” demişler ve bu içtihatlara göre de yaşamışlar. Son yüzyıla kadar ulema Kur’an’daki “tahur” ile “tayyib” arasındaki farka…

Saadet Partisi değerli bir seçenektir

Çok partili demokrasilerin bireylere sunduğu önemli fırsatlar var. En azından seçmeni bir siyasete mahkûm olmaktan kurtarır. Şükürler olsun ki seçmenin hala seçme şansı var. Umarım önümüzdeki seçimlerde kurulu bütün partiler, geniş katılımlı ittifaklar ile seçime girerler. Seçim sonrasında da geniş tabanlı koalisyonlar kurarlar. Bu tablo aslında hiç istenmeyen bir durumdu.…

İttifaklar ve koalisyonlar üzerine

Türkiye için ideal olan; çok partili demokrasi, çok dinli laiklik, vergi ve kredi politikası ile dengelenmiş piyasa ekonomisi ve akit serbestliğine dayalı hukuk devleti modelidir.  Siyasetteki çoğulculukla uyumlu, çok dinli laikliği dengeleyen serbest piyasa ekonomisi, “kuvvetleri” ve “bireyleri” dengede tutan sözleşme serbestliği, bazen uygulamada umut edilen sonuçları vermeyebilir. Sistemin işleyişini…

Osmanlı’dan Ak Parti’ye dış politikamız

Osmanlı’nın “Geç dönemi”, Avrupa başkentlerinde büyükelçiliklerin açılışı ile başlatılabilir.  Viyana bozgunundan beri savaş meydanlarında yenilen Osmanlı Devleti, diplomatik müzakerelerde daha ağır kayıplar veriyordu. Avrupalıların diplomatik üstünlüklerinin arka planında yeni bir teknoloji ve güçlü ekonomileri vardı. Osmanlı Devleti sanayi ve teknolojide çok gerilerde kaldığı gibi hayatın her alanında yeniliklerden uzak geleneksel…

Sözüm söz!

Tarımsal üretim mevsimliktir. Üretimi artırmak için yıllar gerekmez. İthal ettiğimiz tüm tarım ürünlerini ülke içinde üretmek istiyorsak bunun planlaması, üretimi ve tüketiciye sunulması bir yıldan az bir sürede gerçekleşir.   Ananas gibi meyveleri saymazsak, Kraliçenin ülkesinde para peşinde koşmaktansa, işsizlikten bunalan 3 milyon vatan evladını yaklaşık 6-7 ay tarıma yönlendirdiğimizde…

Ahitler, vaatler, sözler ne kadar gerçek?

Türkiye, ciddi bir ekonomik krize doğru ilerliyor. Bir yanda 16 yıldır ülkeyi yönetenlerin hesaba ve kitaba gelmez seçim vaatleri var. Bunlar azmış gibi bir de yeni dönemde yapılacak projelerin sözü veriliyor. Diğer tarafta da iktidara aday muhalif liderlerin her gün yeni bir vaadi gündeme geliyor. Kim bir vaatte bulunuyorsa seçmenin…

Ramazanın bereketi

Ramazan ayındayız. Önemli kararların arifesinde kendimizi ve ülkemizi hesaba ve kitaba vurmanın çok özel günlerindeyiz. Birilerinin çıkıp anlatması gerekir: Zekât vergidir; vergisini ödeyenlerin, ayrıca zekât ödemesine gerek yoktur. Çünkü devletimiz zekât gelirlerinin harcandığı kalemlere zaten fazlasını harcıyor. Vergisini ödemeyenler, yoksulun önüne bir miktar zekât atarak Tanrı katında arındıklarını sanıyorlarsa, yanılıyorlar.…