İçeriğe geç

Musul tekrar alınabilir mi?

Musul’un kaybını en iyi anlatan Kazım Karabekir’dir. Karabekir; Lozan’da alınamayan Musul’un Cemiyet-i Akvam’da alınamayacağından emindir. Çünkü Lozan, tamamen İngiliz hâkimiyetinde değildi; alınsaydı Lozan’da alınırdı, der.

Cemiyet-i Akvam’da ise tam bir İngiliz hâkimiyeti vardı!

*** 

Karabekir, 14 Şubat 1924’te İzmir’de anlam veremediği bir harp oyununa davet edilir. Gazi, Fevzi Paşa, İnönü ve Milli Mücadelenin önemli paşaları da davetlidir. 15 Şubat’ta müzakeresi yapılan konu, İtalyanların Ege Adalarına askeri yığınak yaptığı yönündeki haberlerdir. Bu gelişmeye karşılık nasıl bir askeri önlemin alınacağı sözlü, harita üzerinde ve kum sandığında müzakere edilecektir.

Karabekir, bu tür haberleri doğru bulmaz. Alınması düşünülen tedbirleri de gereksiz görür. Çünkü bizim almayı düşündüğümüz önlemleri İtalyanlar bir şekilde duyar ve gereksiz yere bize karşı harekete geçerler, der.

İzmir’deki harp oyunu toplantıları bir sonuca bağlanmadan biter.

***

Mustafa Kemal Paşa, Karabekir’i 13 Nisan 1924’te Çankaya’da akşam yemeğine davet eder. Görüşme bir saat geç başlar. Toplantıya Fethi Bey ve eşi de davet edilmiştir.

Sohbet için Gazi, Karabekir’i üst kattaki kütüphanesine alır ve Musul konusunu açar:

Fethi Bey Haliç Konferansında başarısız oldu. Sıra sana geldi, sen bu meseleyi askeri yollarla çözeceksin, der. 

Karabekir “İngilizlerle savaşa girmek, ülkeyi felakete sürükler. Fırsat kollayan Yunanlılar, İtalyanlar ve Fransızlar Trakya’dan, kıyılardan ve güneyden saldırılar. Biz şu an Milli Mücadele günlerinden daha zayıfız. Hilafetin kaldırılması (03 Mart 1924) ülke içinde ve İslâm âleminde hüzün yarattı. Bunu fırsat bilenler Kürtleri de kışkırtırlar… Bu savaştan uzak durmak gerekir” der.

Gazi Paşa “Bu meseleyi İsmet ve Fevzi Paşalarla da görüşürsün, biz salona geçelim” der.

Karabekir; hastalığından dolayı 30 Nisan’da İnönü’yü ziyarete gider. İnönü, konu konuyu açan sohbetin bir yerinde;

Kazım, Musul boş! Şunu işgal ediversene!” der.

Karabekir de “Bu hareket İngilizlere ilansız bir harp olur…. İngiltere’nin hava kuvvetlerinin üstünlüğünden, ülkenin bitkin halinden, moralsizliğinden, hilafetin zamansız kaldırılmasından, fırsat kollayan devletlerin ülkeyi işgale kalkışacağından… bahseder. En önemlisi de “Paşam, Lozan’ı siz imzaladınız, masada alamadığınızı bugün hangi güçle, harp yoluyla almamı istiyorsunuz?” der.    

Ayrıca “Aldığımız son istihbaratlara göre İmadiye (Musul-Türkiye arasında) ve Çölemerek (Hakkari)’de Kürtler arasında bir hareketlilik başlamış. İngiliz diplomatlar bu bölgede oldukça aktifler…” açıklamasını yapar ve teklifi reddeder.

4 Mayıs 1924’te Ramazan Bayramı nedeniyle Fevzi Paşa Karabekir’e iade-i ziyaret yapar. Karabekir sohbet sırasında Gazi’nin ve İnönü’nün Musul konusunda kendisine yaptıkları teklifi gündeme getirir.

Fevzi Paşa da “Çok tuhaf! Benim böyle bir şeyden haberim yok!” tepkisini gösterir.

Karabekir bu görüşmede Musul konusundaki görüşlerini uzun uzun anlatır.

5 Mayıs’ta Gazi ve Kazım (Özalp) Paşa da, Karabekir’e iade-i ziyarete gelirler. Musul meselesini Karabekir açar ve Lozan Antlaşmasının 3. Maddesini gündeme getirir. Gazi herhangi bir tepki vermez.

6 Haziran 1924’te Fethi Bey Musul meselesinin çözümü için Cemiyet-i Akvam’a gider.

Sorun Türkiye lehine çözülemez.

Karabekir, 8 Ekim’de aldığı önemli bir telgraf üzerine İstanbul’dan Ankara’ya hareket eder. 11 Ekim’de emri gönderen Fevzi Paşa’yı ziyaret eder. Paşa, Nasturilerin asayişi bozduklarını, bölgede bir hareketlenmenin olduğu anlatır.

Fevzi Paşa “İcâp ederse yeni bir harbi göze aldık, Musul bizimdir! Mademki sulhen vermiyorlar harben almak için Gazi ısrar ediyor. Hükümet de bu fikirde. Bizim de muvaffak olacağımızdan şüphemiz yok. İcap ederse Musul değil, daha uzaklara da gideriz!” der. 

Bunun üzerine Karabekir, İzmir’deki harp oyunlarında gündeme gelen ülkenin işgali konusunu şimdi daha iyi anladığını… Musul ile gerçekleşme ihtimali olan bir tehlikeye o ünlerde önlem alınmak istendiğini…. Hilafetin zamansız kaldırıldığını… ülke içi ve dışı şartların her geçen gün Türkiye’nin aleyhine döndüğünü… uzun uzun anlatır. Hareketten uzak durulmasını tavsiye eder.

***

Mustafa Kemal Paşa, Musul için uygun gördüğü komutan Kazım Karabekir Paşa’dır. Karabekir de bütün gücünü Musul’a komutan olmama yönünde kullanır.

Mustafa Kemal’e sorarlar, “Neden Karabekir’de ısrar ettiğini, emirlerini bekleyen nice komutan olduğunu…” söylerler.

Mustafa Kemal Paşa da “Musul’u Karabekir’den başkası alamaz”, der.

Karabekir, hatıralarında Gazi’yi halife olmaktan ve Musul’u işgal etmekten ben caydırdım. Bedelini de ödedim, der. (Devamı var)

———————–

Kategori:2016

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir