Bozgun Eğiticidir

Bozgun Eğiticidir

Her liderin rüyasını gördüğü en az bir fetih vardır.

Fetih, önce rüyaları süsler, sonra da gündüzlerin uğraşı olur.

Liderin rüyasındaki fethin neresi olduğunu anlamaya çalışanlar, onu test eden bir taktik geliştirirler:

Sultana fetih rüyaları bile anlatılır, onun tepkisine dikkat edilir. Gözlerindeki parıltının şiddeti Sultanın zaafını açığa çıkarır.

Sultanı ele geçirmek, bundan sonra daha kolay olur…

***

Eski zaman Sultanlarının fetih rüyası görmelerinden daha doğal ne olabilirdi ki?! Sultan önce güçlü olmalıydı; Sultanın gücü de ancak fetihle kanıtlanabilirdi. O zaman fetih kaçınılmazdı!

Fethe gidilirken, hezimetle de karşılaşılabilirdi!

O nedenle dikkatle ölçmek ve biçmek gerekirdi.

Askerin geliri, kazancı da fetihlerle mümkündü!

Paşalar ve Yeniçeriler, Padişahın gözünün içine bakarlardı, bir sefer olsun diye!…

***

  1. Mehmet de zamanın sultanları gibi kendisini erken yaşta fethe şartlandırmıştı. Büyük zaferlere imza atmak istiyordu. Bu nedenle genç yaşta İstanbul’u fethetti.

Fatih çok gençti ve İstanbul’un fethiyle yetinecek değildi. Arkasından 350 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kalacak olan Sırbistan’ı (1454-1457) fethetti.

1456’da uzun bir hazırlıktan sonra Belgrad’ı da kuşatır. Fakat Macarların ünlü komutanı Hunyadi, Osmanlı kampına ani bir baskın yaparak kampı ele geçirir. Fatih bu saldırıda zor anlar yaşar ve yaralanır. Kuşatmayı kaldırıp İstanbul’a döner. 

Belgrad bozgunu Fatih üzerinde bin nasihat etkisi yaptı!

Bu musibetten sonra Fatih fetihlere daha dikkatli hazırlandı. 1461’de Pontus Rum Devleti’ni, 1558’de Mora Yarımadası’nı aldı. 1465’te ikinci bir sefer daha düzenleyerek Mora Yarımadası’nın tamamı fethetti. Bu da yetmedi Arnavutluk’u 1465, 1467 ve 1479’daki üç sefer sonunda ancak Osmanlı’ya katabilir.

1466 ve 1472’de Karaman, 1473’te de Akkoyunlu Beyliklerine son verdi. Kırım Hanlığını 1477’de Osmanlı’ya bağladı. Arkasından Sinop ve Amasra’yı aldı.

1462’de Eflak, 1475-1476’de büyük zorluklarla karşılaştığı Boğdan’ı fethetti.

Fatih; 1480’de İtalya’nın güneyindeki stratejik Otranto limanını aldı. Bosna ve Hersek’i iki seferde, 1480’de fethetti.

Fatih, Osmanlı tarihinin, hatta Avrupa’nın en fetihçi sultanlarından biriydi. Başarısını ise Belgrad kuşatmasında yaşadığı yenilgiden çıkardığı derslere borçluydu. Eğer yenilgiyi kabullenmeyip kuşatmada ısrar etseydi, her şey çok kötü olabilirdi.

Çok da uzun bir zaman geçmeden ama Kanunî tarafından Belgrad, 29 Ağustos 1521’de alındı.

***

Belgrad 1688’den 1882’ye kadar Osmanlı ile Avrupa devletleri arasında yaklaşık dokuz kez el değiştirdi!

***

Kanuni Sultan Süleyman’a gelince..

Kanuni, 46 yıl süren Padişahlığı döneminde Osmanlı topraklarını tam iki kat büyüttü. Padişahlığının son yıllarındaki başarısız iki seferi Avrupa’ya dirilme ve kendine gelme ilhamı verdi:

Korfu Kuşatması Avrupa’da büyük bir yankı uyandırdı. Kanuni başarılı olursa tüm İtalya’yı fethedeceği konuşuluyordu. İki aylık bir hazırlıktan sonra İtalya sahillerine taarruz yapıldı.

Lütfi Paşa; Otranto, Castro, Ugentu ve birçok ufak kaleyi fethetti. Tam da bu günlerde Venedik, Osmanlı ile olan antlaşmasını bozarak Osmanlı nakliye gemisini batırdı. Bu olaya çok kızan Kanuni, savaş planını değiştirerek Venedik’in üzerine yürüdü.

Venedik’in elindeki bazı kaleler kuşatıldı ama istenen kaleler alınamadı. Çok istenen Korfu Adası da alınamadı. Kış mevsiminin yaklaşması nedeniyle kuşatma Kanuni’nin emriyle kaldırıldı.

Kanuni, çok daha ağır yenilgiyi, Eylül 1565’te yaşadı. Avrupa tarihinin dönüm noktası olarak görülen bu savaşa Osmanlı 40.000, St. Jean Şövalyeleri ise 10.000 askerle katılmıştı. Osmanlı bu kuşatmada 30.000 kayıp vererek geri çekilmek zorunda kaldı. Ünlü Turgut Reis de bu kuşatmada şehit düştü. St. Jean Şövalyelerinin kaybı ise 6.000 kadardı.

***

Zafer umuduyla çıkılan seferin hezimetle sonuçlanmasına bir örnek de I.Petro ve Azak Kalesi gösterilebilir.

I.Petro, tarihte eşine az rastlanan liderlerden biriydi. Rusya’yı modern bir devlet yapmak için inanılması zor bir yol seçmişti. Bir yandan aile içi taht kavgalarıyla uğraşırken, tebdil-i kıyafetle de Avrupa kentlerini gezmiş, tıp ve mühendislik gibi önemli dersler almıştı. Gemi inşası gibi bazı önemli modern mesleklerde çıraklıktan ustalığa yükselecek kadar kendisini yetiştirdiğine inandıktan sonra Moskova’ya dönmüştür.

Aile içi taht kavgalarına son vermiş, devlette de önemli yenilikler yapmıştı. Onu sabırsızlaştıran hedefi de bir an önce askere çeki düzen verip fetihlere çıkmaktı.

Osmanlı’nın Viyana bozgununu yaşadığı bir dönemde I.Petro Azak Kalesi’ne 1695’te bir sefer düzenler. Aynı zamanda I. Çar da olan Petro, zaferden çok emindir. 31.000 asker ve 170 topla Azak Kalesi’ni kuşatır. Osmanlı’nın ise kalede 7.000 kadar askeri vardır. 3 ay süren kuşatmaya takviyeler yapılır ama alınamaz. I.Petro fetihte ısrar edince kayıpları daha artar, ümitsiz bir şekilde geri çekilme kararı aldığında 50.000 asker kaybetmesi onu hem çok üzer hem de hırslandırır.

Avrupa’da eğitimini aldığı gemi yapımına yönelir. Don Nehri üzerinde Kış boyu büyük zorluklara aldırış etmeden yeni bir filo inşa ettirir. 1696’da bir yandan yeni donanması ile bir yandan da 75.000 kişilik yeni kara gücüyle 27 Mayıs 1696’da Azak Kalesi’ni kuşatır. 

Osmanlı Ordusu ise 4.000 asker ve 23 gemi takviyesi ile Kaleyi savunmaya çalışır.

Çar I.Petro, 19 Temmuz’da Azak Kalesi’ni ele geçirmiş olsa da iki seferdeki kayıpları oldukça fazlaydı.

Azak Kalesi bu tarihten sonra  Osmanlı ile Ruslar arasında bir kaç kez el değiştirdi. Sonunda yıkılmış ve tarlaya dönüştürülmüş bir şekilde ancak 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rusya’nın mülkü olabildi.

***

Eski zamanların adetlerinden ve törelerinden geriye fazla bir şey kalmadı. ABD; yeni zamanların süper gücü olurken hiçbir sömürge edinmeden dünyanın önemli petrol ve doğalgaz kaynaklarına, ancak şirketleri aracılığıyla sahip olabildi.

Gerçekte mülkiyetine değil de işletme hakkına sahip olabildi.

7 Kasım 2016 tarihli “Zaferde ısrar” başlıklı yazımda  ( http://www.egedesonsoz.com/yazar/baslik/10172 ) yeni zaman fatihlerinin AppleSamsungNokiaLGHTC… gibi markalar üzerinden yapıldığını anlatmıştım. Aynı konuya dönmeye gerek yok.

Fakat eski zaman fetihçiliğinin yeni zamanlarda bir kazanç sağlamayacağını da görmek lazım.

Bir Sultan kendini ne kadar güçlü hissederse etsin, bazen realitede basit bir engele takılıp kalabilir. Fatih’in ölümden zor kurtulması, Kanuni’nin az bir kuvvet karşısında 30.000 kıymetli askerini kaybetmesi, özellikle bizim Deli dediğimiz aslında dahi olan Çar I.Petro’nun çok da stratejik olmayan bir kaleyi fethetmek için inatla yürüttüğü askeri harekatta en az 50.000 asker kaybetmesi… tarihteki nice hezimetten sadece bir kaçı olabilir.

 

***

 

Bir cevap yazın