İçeriğe geç

Aya giden yol kaç şeritli?!

Ak Parti’de görülen nice sorunun ana nedeni, açık ara sayısal çoğunlukla 17 yıl iktidarda kalmasıdır. Kul yapımı bir parti 17 yıl denetimsiz iktidarda kalmışsa, akla gelebilecek her türlü yanlışı yapmıştır!

Normal olan bu tür yanlışların yapılmasıdır! 

17 yıl demek; şımarıklığın, kibrin, umursamazlığın, adam kayırmanın, hukuksuzluğun, yalanın, talanın tavan yapmasıdır!

Doğal olan budur!

Bu insanlar peygamber mi ki, mütevazı kalsınlar!

Kimseye, baban dahi olsa 17 yıl iktidarı emanet etmeyeceksin!

Dünya tarihi boyunca iktidar süreleri defalarca tecrübe edilmiştir. Peygamber dahi 10 yıl iktidarda kalmışsa demek ki daha fazlası herkese zarar!

Hz Osman’ın başkanlığı 17 yıl sürmüş ve onun döneminde ortaya çıkan siyasal krizler hala çözülememiştir.

Tarihsel ve sosyolojik gerçekler böyle iken, “anormal” olan, Ak Parti’nin 2023’e kadar iktidarda kalmasında yarar görmek ve bunda ısrar etmektir.

Bir sonraki seçimde halkın “hakiki” desteği Ak Parti’nin yanında olursa, “anormal” dediğimiz iktidar süresi, “normal” olarak 20 yılı aşkın bir süreye çıkacak demektir.

Ne diyelim, hayırlı olsun!

***

Türkiye’de; 2002 seçimlerinden 31 Mart seçimlerine kadar partiler oylarını sayamadan TV kanalları 2-3 saat içinde seçimin galibini ilan ederlerdi. Nedense bu “iyi işleyen” sistem, 31 Mart’ta tıkandı! Geçerli bir sebep gösterilemeden 36 gün sonra akla zarar gerekçelerle İstanbul seçiminin tekrar edileceği ilan edildi.

31 Mart’ta başlayan ve 23 Haziran’da sonuçlanan süreç, 17 yılda yaşanan en manidar seçim oldu! 23 Haziran’da 2 Saat bile sürmeden seçimin Ak Parti aleyhine sonuçlandığı cihana ilk ilan eden de Ak Parti adayı oldu!

31 Mart ve 23 Haziran seçimlerini anlayanlar beri gelsin!

Bunun sosyolojisini açıklasınlar!

Derin milletlik bir durum varsa onu da açıklasınlar!

Derin millet saf değiştirdi de bizim mi haberimiz olmadı?!

***

23 Haziran İstanbul seçimlerindeki 806 bin oy farkı, Ak Parti’yi şoka soktu, diyebiliriz! İnsani olan bu durumda şoka girmektir!

Ak Parti’nin önceki seçimlerde alabileceği yenilgiyi, olabildiğince geciktirdikten sonra 23 Haziran’da almasının özel nedeni var mı?!

Anti parantez şunu da söylemek gerek: Ak Parti 2011’den sonraki seçimlerin hepsinde 23 Haziran’a benzer sonuçları alabilirdi.

Bunu geciktiren nedenler nelerdi?

Yanıldığımı kabul edin, o zaman millet durup durup 23 Haziran’da neden “Dur!” dedi?

***

Milli Görüşten bu yana muhafazakar siyasetçiler, medyanın yoğun eleştiri bombardımanı altında iktidara yürüdü. O dönemde Türkiye çok sesliydi. Kamuoyu sık sık medya savaşlarına sahne olurdu! Böyle bir Türkiye’de tek başına Kanal 7 televizyonu bütün medyatik saldırılara göğüs germeye yetiyordu.

Bütün unsurlarıyla medya, 2011’den sonra yavaş yavaş Ak Parti lehine tek sesliliğe dönüşmeye başladı.

Ak Parti medyası dediğimiz gazete, tv, radyo, internet haberciliği ve sosyal medyada öyle pazarlama bombardımanı yapıldı ki, vatandaş Albert Einstein dahi olsa kanardı! 

Ancak; ben hala milletin kandırılamadığı görüşündeyim!

Defalarca denenmiştir ki, A. Einstein gibi nice dahinin düşünüp de bulamadığı hakikatleri, necip milletimiz düşünmeden bulabilmiştir!

Ben bunu bilir, bunu söylerim!                                 

Bu millet nice abartılı medya operasyonunu bile yutar gibi yapmış, dil altı yapıp ilk fırsatta tükürmüştür!

Üç yüz, beş yüz kez tekrar edilen manipülatif haberleri dürüm yapıp yediği de olmuştur! Buna şahit olmuşluğum da vardır!

Birileri çevresindeki dalkavuk takımını “millet” sanıp, siyaseti “Aya, üç şeritli yol yapma” aymazlığına vurmuşsa -Allah korusun- yumuşak atın çiftesi pek olacaktır!

Ben söylemiş olayım!

Kategori:2019

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir