Yeniden yeni CHP! Nereden nereye… (7)

Yeniden yeni CHP! Nereden nereye… (7)


ABD’de dizayn edilen yeni dünya düzenine göre Türkiye, hem iktidarı hem de muhalefeti ile denetlenecektir. CHP’nin görevi de ülkenin modernleşme bayrağını devralan sağ iktidarları “modernleşme” kataloğuna göre denetlemek olacaktır.

14 Mayıs 1950 ile başlayan yeni döneme CHP intibakta zorlanmaz; zor olan muhalefete alışmaktır. Buna da alışacaktır!

1950 seçimlerinden zaferle çıkan Demokrat Parti, ezanı serbest bırakmış, dindar insanlar üzerindeki baskıyı hafifletmiştir!

 

Beklenmedik gelişmeler olur; eski CHP’lilerden Kemal Pilavoğlu’nun müridleri Ticaniler, Atatürk’ün büstlerine saldırırlar!

DP hükümeti bu tür gelişmelere karşı 1951 Nisan’ında Atatürk’ü Koruma Kanun tasarısını Adalet Komisyonu’na getirir.

CHP, DP hükümetini anayasaya aykırı kanun çıkarmakla suçlar. Atatürk’ün putlaştırılacağı endişesindedirler ve de demokrasiye aykırı bulurlar.

Yasa, 5 Mayıs günü Genel Kurul’da CHP’li vekillerce de eleştirilir ve yapılan oylamada reddedilerek komisyona iade edilir.

Önerilen yasa, 7 Mayıs günü yapılan oylamada 141′e karşı 146 oyla reddedilir.

Bunun üzerine DP’liler Alman hukukçu Ernst Hirsch’e hazırlattıkları yeni yasa tasarısını, 25 Temmuz 1951 günü tekrar genel kurula getirirler ve çoğu DP’li oylarla yasalaşır.

İsmet İnönü, Atatürk’ün vefatı üzerine 26 Aralık 1938’deki I. Olağanüstü Kurultayda Milli Şef seçilmişti, 10 Mayıs 1946’da 2. Olağanüstü kongrede kendi isteğiyle bunu kaldırtır.

26 Kasım 1951’deki 9. Kurultayda CHP,  “Atatürk yolu”nu benimser ve  “Atatürk CHP’nin ebedi şefidir” maddesini tüzüğe ekler.

22 Haziran 1952’de yapılan 10. Kurultayda parti programında “hukuk devleti” kavramına yer verildi.

12 Ocak 1959’da başlayan 14. Kurultayda “düzen değişikliği programı” niteliğindeki “İlk Hedefler Beyannamesi” kabul edilir. Demokratik kurumların kurulması ve “hukuk devleti” olunması istenir.

CHP, Atatürk’ün anayasası olarak bilinen 1924 Anayasası’nı gözden çıkarmıştır. Yeni bir anayasa ister!

27 Mayıs 1960’a gelindiğinde, yeni dünya düzeninin Türkiye’ye düşen payında DP sınırları zorlamaya, hatta aşmaya başlamıştır ki CHP devreye girmiş, darbeci unsurlar gizli, CHP aleni çalışmış, sonunda DP’ye darbe indirilmiştir.

 

Yakın siyasi tarih dikkatle araştırıldığında görülecek ilginç bir başka manzara da şudur:

 

1947 yılında anlaşma gereği ABD’ye eğitilmeye gönderilen 7 kişilik ilk subay grup, bu heyecan verici yolculuğa dönemin cumhurbaşkanı İsmen İnönü ile görüşerek çıkarlar. Bu görüşmede İnönü’nün Türk subaylarına verdiği öğüt, Paşanın dünyadaki gelişmeleri ne kadar kavradığını görmek açısından oldukça manidardır:

 

ABD, silah sanayinizi kapatın size bedava silah verelim, diyor. ABD neden bize bedava silah vermek istiyor ve neden Marshall yardımı yapmak istiyor, bunu araştırın, niyetlerini öğrenin!

 

Gruplar halinde peş peşe ABD’ye eğitime gönderilen Türk kurmay subaylar, ABD’nin Türkiye hakkındaki planının ne olduğunu anladılar mı, bunu İsmet Paşa’ya aktardılar mı… bunu merak edenler, en azından ilk grupta yer alan Turgut Sunalp’in hatıralarına bakabilirler. Ama ABD’de eğitim gören subayların Türkiye’ye döner dönmez ilk işlerinin DP’ye karşı bir askeri darbe yapmak olduğu, sonraki yıllarda yayımlanmış hatıralarında genişçe yer vermişlerdir (Alpaslan Türkeş’in Mektupları, Hatıraları…).

 

27 Mayıs 1960’da gerçekleşen askeri darbenin, taa 1954’te, ABD’de eğitimden dönen subaylarca oldukça da organize bir şekilde başlatıldığı görülecektir!

 

27 Mayıs 1960 askeri darbesinin zinhar Paşa Hazretleriyle bir ilgisinin olmadığını iddia edenler, olsa olsa “askeri darbeye engel olamadığı için tadını çıkarmak” istemiş olabileceğini de kabul etmişlerdir! 

 

Bir cevap yazın