İçeriğe geç

Bu kış zor ve uzun geçecek!

Hava raporları kehanet olmaktan çıkalı çok oldu. Yakın geleceği bilenler artık meteoroloji uzmanları.

Onların yalancısıyım, diyorlar ki, bu kış zor ve uzun geçecek!

Bunu duyunca üzerimdeki kasvet daha da arttı.

Demek ki bahar geç gelecek, dedim.

Baharla birlikte yaz da geç gelecek!

Demek ki, baharın tendeki ve duygulardaki canlanışını özleyeceğiz. Belki baharı doyasıya yaşamadan bahar mı yaz mı, belli belirsiz günlere gireceğiz.

Bu haber iyi olmadı. Bendeki etkisi bayağı kötü oldu.

Sonbaharı doğru dürüst yaşamadan erken gelen kış, bir de sert ve uzun geçecekse bir hazırlığımız olmalıydı.

Geride bıraktığımız baharı ve yazı umursamaz, yarını ve ilerisini düşünmeden yaşanan günlerin sonuçları belli ki ağır olacak. Zaman zaman maruz kaldığımız ama alışmak istemediğimiz yedi şatafatlı yılların sonuna geldik demek.

Bu duruma intibak etmek zor olacak.

Kıskançlıktan kuyulara attığımız nice Yusuflardan biri bulmakta zor!

Öldüler mi?

Kaldılar mı?

Nerede ne yaparlar?

Haber var mı?

Havayı değiştiremeyeceğimize göre kendimizi değiştirmek tek çare gibi. 

Eskiden de kış zor ve uzun sürerdi. Fakat bizi yanıltan yedi bolluk yılı oldu. Bu bolluğun bitmeyeceğini sandık.

Bolluk yıllarında doğruya ve gerçeğe o kadar yabancılaştık ki, ancak sert ve uzun kışlarla kendimize gelebilirdik.

Titreyip kendimize dönebilirdik.

Baharın ve yazın bolluğu ve coşkusu bizi o kadar şımarttı ki, örneği ancak kutsal kitaplarda bulunabilir cinsten bir zamana kaldık.

Gerçeklerden o kadar uzaklaştık ki, hayaller ve duygular, yalanlar ve uydurmalar her yanımızı kapladı.

Hesapsız kitapsız özensiz yaşadığımız günlerde meğer bütün mevsimleri tüketmişiz.

Geriye her yönden esen sert rüzgârların getirdiği bir tek zor ve uzun kış kaldı.

Kar, kış ve dondurucu soğuklar kaldı! 

Lapa lapa yağan karın romantik görüntüsü de uzun sürmedi. Arkasızdan gelen ayaz ve kuru soğuk taşıyan sert rüzgârlar geride ne duygu ne aşk ne de sevda bıraktı.

Hepsi adeta buz kesti! 

Eninde sonunda baha ve yaz gelecekti. Isınmaya başlayan havaların erittiği kar ve sel baskınları da olacaktı.

Özlenen, dört gözle beklenen bahar geç gelebilirdi ama sonunda gelecekti. Bu belliydi!

Umutlar da buna bağlıydı.   

Rüzgârların estiği ve yaydığı soğuğun baskı altında tuttuğu topraklar…

Yeşermeye fırsat bulamayan ağaçlar bir gün bahara erecekti elbet.

Ama önce bu kış bitecekti. Zor olan da bu kışın bitmesiydi.

Her hastalığa şifa bahar ve yaz, bir şekilde gelmesine gelecekti ama bahar kime gelecekti o da belli değildi!

Oturdum divana, sarıldım kabana uzun uzun bunları düşündüm.

Düşündükçe de üşüdüm.

İnanın çok üşüdüm.

——————————

Kategori:2017

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir