İran üzerine

Anadolu – İran rekabeti M.Ö.’ye kadar gider. Anadolu’nun Asurlular tarafından işgali Perslerden daha öncedir.

M.Ö. 550’de başlayan Pers işgali, İyonya ve Atina savaşları ile devam eder.

Roma da en uzun savaşları Perslerle yapar…

Müslüman Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle başlayan İran-Anadolu savaşları farklı bir içerikle devam eder…

Modern denebilecek zamanlarda İran da Osmanlı da bu savaşlardan sonuç alamaz ve bir antlaşma ile kalıcı bir barış yaparlar.

***

Batı Osmanlı’ya karşı İran’ı kullanmaya çalışmıştır. Batı’nın bu konuda başarısız olduğu söylenemez.

Geleneksel Anadolu – İran dış politikası “iyi geçinmek” ilkesine dayanır. Arada bir sorun çıksa da “iyi geçinme” ilkesi ile çözülür.

Kıbrıs Barış Harekatı’nda Türkiye’ye destek veren iki devletten biri Şah Rıza Pehlevi’nin yönettiği İran’dı, diğeri de Kaddafi’nin Libya’sı.

1979’daki devrim günlerinde T.C. ve kamuoyu ağırlıklı olarak Şah Rıza Rejimi’nden yanaydı.

Erbakan ise o günlerde özel sohbetlerinde ABD’nin Humeyni’yi kullanarak İran’da devrim yapmaya çalıştığını söylerken, kamuoyunda ve Meclis’teki konuşmalarında da devrimi destekleyen açıklamalar yapıyordu.

Sonunda İranlılar da ABD’nin devrimi desteklediğini hatta hızlandırdığını kabul ettiler.

***

Yahudiler, tarihte ilk büyük darbeyi M.Ö. 6. yüzyılda Asurlulardan yediler. 10 Kabile Yahudi, içine Anadolu ve Mısır’ı da alan büyük Asur coğrafyasına dağıtıldı. 10 kabilenin ne olduğu tarihsel olarak bilinmiyor. 

İkinci büyük darbeyi de Babillilerden yediler. M.Ö. 598-596 yılları arasında Babil sürgünü yaklaşık 50 yıl sürdü. Yahudileri Babil sürgününden Persler kurtardı. Ayrıca Kudüs’teki yıkılan kutsal mekânları da karşılık beklemeden yeniden inşa ettiler.

Yahudiler, Perslerin iyiliğini hiçbir zaman unutmadı. Roma-Pers savaşlarında maddi ve manevi olarak Persleri desteklediler ve kazanmaları için dua ettiler.

Bilindiği gibi üçüncü ve oldukça etkili darbeyi de M.S. 72’de Romalılar vurdu. Yaklaşık iki bin yıl süren büyük sürgünde Yahudiler çok zor günler yaşadılar.

***

Özellikle son 100 yılda Yahudi karşıtı gibi görünen siyasal ve ekonomik hareketlerin çoğu, Yahudi yanlısı çıktı! Hükümetlerin yaptığı bütün yolsuzluklar, Yahudi bankerler tarafından korunup aklandığından Yahudi karşıtı gibi olan nice kahraman, hakikatte birer Yahudi uşağı oldu.

***

İran’da rejim karşıtı gösteriler yayılıyormuş…

1979’dan beri İran’ın Batı, ABD ve İsrail karşıtı tutumu, bu devletlere hiçbir zarar vermedi. İran’ın çıkardığı krizler sayesinde parayı ABD ve İngiliz petrol şirketleri kazandı. İran’ın sıklıkla “Atom bombası yapıyoruz İsrail’i yerle bir edeceğiz!” akıl dışı tehditleri ise siyasal olarak İsrail’i büyüttüğü gibi Batılı petrol şirketlerini de anormal zenginliklere taşıdı. İran’ın bu krizlerden elde ettiği kazanç, biraz reklam ve ülkeyi soyup soğana çeviren Ayetullahların pozisyonunu kuvvetlendirmek oldu.

***

İran’da rejim karşıtı gösteriler yayılıyormuş… 

Yayılsın…

Yayıla bildiği kadar da yayılsın…

İsrail ve ABD’nin yapacağı birer cümlelik açıklama, isyanı yatıştırmaya ve Ayetullahları kurtarmaya yetecektir! Göreceksiniz; bu da olacak! 

Sonun Netenyahu ve Trump’tan isyancıları destekleyen iki açıklama yapıldı ve her şey berbat oldu! 

Netenyahu ve Trump, muhalefetin başarılı olmasını istemiş olsalardı isyancıları eleştirir, Ayetullahları desteklerlerdi!

Bunu yapmadılar. 

***

Akıllanmamız için şu örneği hatırlatmak isterim:

İran TV’leri, Batılı TV kanalları ile birlikte Gezi protestosunu Taksim’den yaptıkları canlı yayınlarla desteklemişlerdi.

Soruyorum;

Bütçe gelirlerinin %20’sini alıp halkı yoksulluğa mahkum eden Ayetullahlar mı İran’ı karıştırıyor yoksa Soros mu?

İran’ı kim karıştırıyor sonra da kim kurtarıyor?

Bilen var mı?

 

Bir cevap yazın