İçeriğe geç

CHP’nin geleceği

CHP’nin başlangıçta lider partisi olarak kurulduğunu söyleyebiliriz. Atatürk’ün en güçlü olduğu dönemde kurulan CHP, yaklaşık on beş yıl iktidarda kaldı. Sonra CHP’nin İnönü’lü yılları başladı.

İnönü, 44 yıl sonra 1973’deki kongrede Bülent Ecevit’e yenilince CHP’yi ve siyaseti bıraktı.

1980’de de CHP kapatıldı.

CHP’den sonra günümüze kadar iki yüze yakın parti kuruldu. Ancak hiçbiri CHP kadar kalıcı olamadı. Ne Menderes’in DP’si ne Demirel’in AP ve DYP’si ne de Özal’ın ANAP’ı …

Tek başına iktidar olan bu partiler bugüne gelemediler.

Unutulup gittiler dersek abartmış olmayız.

Ama CHP 12 yıl aradan sonra 1992’de yeniden kuruldu. Hâlâ var ve çok da iyi durumda.

Birçok yaşanmışlıkları göz önüne getirdiğimizde Türkiye’nin tek kurumsal ve kalıcı partisinin CHP olduğunu söyleyebiliriz.

***

Türkiye’nin geleceğini partiler açısından okumaya çalışırsak; Örneğin Ak Parti bugün var ama yarın?! Yarın da olacak mı?

Bu soruya olumlu yanıt vermek kolay olmayacak.

Erdoğan sonrasında Ak Parti’nin ne olacağına ilişkin kimse sağlıklı bir tahmin yürütemiyor. Oysa Kılıçdaroğlu’ndan sonra CHP’nin beka sorunu yaşayacağı kimsenin aklına gelmiyor.

Bu demektir ki Türkiye’nin geleceğinde CHP olacak ama Ak Parti’nin olup olamayacağı belli değil! Örneğin 2030’da Ak Parti diye bir parti olmayabilir.

20 yıl iktidarda kalan bir parti için bunu iddia etmek zor olmasa gerek. Ak Parti’nin lider partisi olması ve sık sık kadro ve görüş değiştirmesi… gelecek kuşakların partiyi sahiplenmesini engelliyor. 

Bunu Menderes, Demirel ve Özal’ın partilerindeki liderliklerinden öğrendik. Bugün ihtişamlarıyla var olanlar, yakın gelecekte olamıyorlar!

***

Kılıçdaroğlu; her yaştan seçmenin “CHP iyi muhalefet yapıyor ama iktidar olamıyor” görüşünü değiştirmek istiyor. CHP’yi “yaratıcı iyiliklerin” partisi yapabildiyse, iktidara da hazırlayabilir.

CHP’li belediyelerin pandemi günlerinde başardığı “yaratıcı iyilik” etkinliklerini herkes gördü. Şimdi sıra “yaratıcı iyiliklerin” partisi CHP’nin merkezi iktidara taşınmasında.  

Oysa iktidar partisi “sıradan iyilik” bile yapamadı. Hükümetin en büyük çözümü ise pandemi günlerinde düşük faizli konut pazarlamak oldu. İkinci çözümü ise vatandaşları uzun vadeli “borçlandırma”ya teşvik oldu.

Bir yıl, iki hatta üç yıl, belki gelecekte beş yıl ödemesiz kredi alanların gelecek seçimlerde oylarını kesin olarak Ak Parti’ye verecekleri umuluyor!

Acaba?!

Yaratıcı iyiliği yaşama geçiren CHP’nin borçlandırılmış vatandaşlara dönük bir iyiliği olacak mı?

Can alıcı soru budur.

Çarşamba’yı Pazar gününden görmeye çalışan biri olarak şunu öngörebilirim:

-Borçlulara ödeme kolaylığı,

-İşsizliğe tahminlerin ötesinde iş bulma imkânı,

-Basın-yayın, düşünce ve inanç özgürlüğü,

-Serbest iş yapma imkânı… CHP’yi iktidara taşıyan en önemli vaatleri olacaktır. 

AK Parti ümidini borçlu vatandaşın korkularına bağlarken, Kılıçdaroğlu’nun seçime hazırladığı CHP ise herkesi rahatlatan, partizanlıktan uzak ve objektif politikalara yönelerek ve Millet İttifakıyla seçimlerin en kazançlı partisi olacaktır.

MHP, yine Ak Parti’nin ortağı olmaya devam edecektir, bundan kuşku duyamayız.

CHP ise İyi Parti, Saadet, DEVA, Gelecek Partisi, DP… gibi Millet ittifakı ile birlikte hareket edecektir.

Önümüzdeki seçimde iktidarı belirleyen stratejik parti HDP olacaktır. Terör işbirlikçileri iddialarına kimse kanmamalıdır.

Bu da o kadar önemlidir.

Millet İttifakına seçimi kazandıracak isim, doğal olarak Millet ittifakının belirleyeceği cumhurbaşkanı adayı olacaktır.

Bu aday; CHP, İyi Parti, Saadet, DEVA, GP, DP… yanında MHP ve Ak Parti’li seçmenden de oy alacak ve cumhurbaşkanlık hükümet sistemi yeni bir evreye geçecektir.

Tarih:2020

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir