Söyleşi

Söyleşi

-Siyasete ne zaman ve hangi partide başladınız?

-Biliyorsunuz ben siyasete CHP’de başladım ve CHP’de iyi bir yerde iken Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçtim. Geniş ailem politika ile yakından ilgilenir. Ben böyle bir ortamda büyüdüm. Ailemin büyük çoğunluğu muhafazakardır. Ben ise bir kadın, bir anne olarak aynı muhafazakar değerlerle CHP’de de siyaset yapabileceğimi düşündüm. Yaptım da. Ama uzun boylu olmadı…

-CHP’de siyaset yaparken önceliğiniz neydi, hangi konuları önemserdiniz?

-Türkiye’de siyasetin konuları arasında kadına hakkettiği yeri veren partinin CHP olduğunu düşünüyordum. Bunun böyle olmadığını gördüm. CHP’nin önemsediği kadınlar, toplumun bütün kesimlerini kapsamıyordu. Demokrasi ve laiklik anlayışı da kuşatıcı değildi. Çok geçmeden CHP’nin çok erkeksi, daha açıkçası kaba saba ve oldukça hoşgörüsüz bir parti olduğunu gördüm. Çok daha erken ayrılabilirdim ama “bırakıp gitti” sözünün arkamdan söylenmesine tahammül edemem dedim, sabrettim. Ben sabrettikçe kabul edemeyeceğim başka konular ortaya çıktı.

-AK Parti’ye katıldıktan sonra kadın olarak beklentilerinize karşılık bulabildiniz mi?

-Oldum olası muhafazakar kadınları mazlum bulmuşumdur. Resmi kadın politikalarını ise ne yazık ki, ayrımcı bulmuşumdur. Kadın ayrımcılığını bir kadın olarak ve bir anne olarak asla kabul etmedim, edemem de. Ne acı ki, yıllarca evine mahkum edilmiş muhafazakar kadın, 30 yıl da her akşam televizyon aracılığıyla evinde rahatsız edildi. Ayrımcılığa uğrayan kadınların arasına katılarak herkesin eşit haklardan yararlanması görüşümü Ak Parti’de savunmaya başladım. CHP’den ayrılmamın başka sebepleri de vardı, açıkçası bir yol ayrımına gelmiştim:

Mazlum kadınlardan mı yana olmalıyım yoksa kadın istismarcıları ve ayrımcılarından mı yana, diye düşünmeye başladım. Bu soruyu, kendi kendime yoruluncaya kadar sordum ve kararımı verdim:  Siyasete bundan sonra AK Parti’de devam etmeliyim dedim, Ak Parti’ye geçtim. İnanın o günden beri aklen, fikren ve vicdanen o kadar rahatladım ki. Bunu her CHP’liye de tavsiye ederim.  

-Ak Partili günlerinizin nasıl geçtiğini özetlerseniz kısaca ne söyleyebilirsiniz?

-Ak Parti’de siyaset yapmaya başladıktan sonra Türkiye’nin her bir sorununun, kadın sorunu kadar ciddi olduğunu gördüm. Bu sorunların her birini ciddiye almak, sorunun mağdurlarıyla yüzleşmek, acılarına ortak olmak zor olduğu kadar “olgunlaştırıcı” da. Çiydik, piştik. Umarım ciddi kararlar almak için olgunlaşmışımdır da.

-Sayın Edebali, gelelim Ak Parti İzmir il başkanlığı adaylığınıza…

-Evet. Ak Parti’nin Türk demokrasi tarihinin en yenilikçi partisi olduğunda kuşku yok. Sürekli tabu yıkıyor. Bundan sonra da yıkacağına inanıyorum. Fakat bir konu var ki, inanın bu Ak Parti’den kaynaklanmıyor. Uzun yıllar muhafazakar kadın, statüko mu diyelim yoksa eski acımasız kadın düşmanı konjonktürün baskısı mı diyelim, kadını o kadar ezmiş ki, Ak Parti, kadını ne kadar aktif olmaya çağırsa da eskiden kalma ürkeklik kısmen devam ediyor. Bu nedenle benim adaylığımı cesurca bir çıkış bulanların sayısı az değil.

-Ak Parti tabanının, teşkilatların, delegasyonun, genel merkezin bunu kabul edeceğinden emin misiniz? Örneği olmayan bir çıkış. Eleştirileri karşılayabilecek misiniz?

O günler çok gerilerde kaldı. Ben bunu çok net görüyorum. Kadın Ak Parti’de her makama layıktır. Her görevi üstlenebilir. Kimsenin itiraz ettiği de yok. Birçok söylenti olmuş ve bu da toplumda bir iz bırakmış. Şimdi biz, Ak Parti il başkanlığına aday olurken, sadece teşkilatımızın tüzük gereği işlerini yapmaya aday olmadık. Aynı zamanda partimizin kadına bakışını en iyi şekilde temsil etme gibi bir misyonu taşımaya da aday olduk. Sanıyorum, bizim il başkanlığımız da birçok konuda ilk olacak ve tabu ve önyargı yıkıcı olacaktır. Basın olarak siz hazırsanız Ak Parti ve İzmirliler buna çoktan hazır. 

-İzmirlileri ikna etmek kolay olabilir, bu işin genel merkez taraf yok mu? Adaylığınızı nasıl karşılanacak?

-Açık yüreklilikle söylemek gerekir ki, -Allah utandırmasın-  zaten bana  Ak Parti İzmir il başkanlığına aday olma cesareti veren de Genel başkanımızın vizyonu ve kadına  bakışıdır. Ayrıca, Ak Parti tabanından ve delegasyondan aldığım olumlu mesajlardan İzmir’in ve İzmirlinin buna çoktan hazır olduğunu gösteriyor. Şimdiden İzmir’in bütün çevrelerinden çok olumlu mesajlar alıyorum. Bu kadar kısa sürede adaylığıma gösterilen ilgi, ancak annelerin şefkat ve merhametine ve politikalarımıza duyulan güvenle açıklanabilir.  

Allah’ın izniyle adaylığımız birçok ezberi de beraberinde bozacaktır. Toplumun bütün kesimlerine büyük bir cesaret verecektir. Ak Parti hakkında üretilen karalamaların yersiz olduğu görülecektir. İnşallah bizimle beraber diğer partiler de kadının siyasette ne işe yarayacağını partimizden öğrenecektir. Genel merkez her zaman şuna bakacaktır: İzmirli ne düşünüyor?  İzmirlinin ne dediğinden çok eminim. Göreceksiniz genel merkezimiz de liyakatli ve İzmirlinin onayladığı adaya “hayırlı olsun” diyecektir.

-Yani Ak Parti tabanın ve genel merkezi sırf kadın olduğunuz için adaylığınızı ve kazanmanızı üstü kapalı da olsa engellemeyecektir, bundan eminsiniz, öyle mi?

– Evet, eminim, hem de çok eminim. Bir kadının il başkan adaylığını Ak Parti tabanı ve delegasyonunun nasıl karşılayacağını merak edenleri anlıyorum. Ayrıca şunu da anlıyorum ki; Ak Parti, kadınları sırf kadın oldukları için bazı yerlerde görmek istemiyor, kara propagandalarını gerçekmiş gibi topluma sürekli empoze edenleri de çok iyi anlıyorum. Kara çalmalarını haklı çıkaracak bir kanıt arıyorlar. Kusura bakmasınlar, son zamanlarda hiçbir gelişme tabanımızı bu kadar heyecanlandırmadı. Herkes kıpır kıpır. Bizimle Partimizin nasıl bir moral ve motivasyon kazanacağını çok iyi biliyorlar. Tabu yıkan her gelişmenin yapacağı heyecan, moral ve motivasyon, bizim il başkanı oluşumuzla  tavan yapan bir etkiye dönüşecektir. Göreceksiniz bir kadının il başkanı oluşu, sadece teşkilatlarımızı, tabanımızı değil, tüm İzmirlileri heyecanlandıracaktır.

-Bir il başkanı Ak Parti’de neyi değiştirebilir veya ne kadar etkili olabilir?

-AK Parti’ye katıldığım günden beri gördüm ki, kadın her yerde kadın. Anne her partide anne. Sorun kadının değerinin tam olarak takdir edilememesinde. Erkekler arasında sertleşen siyaset kadınlar arasında her zaman çok daha yumuşak, çok daha toleranslı, çok daha kardeşçe ve dostça yapılıyor. Kadın el attığı her işe çok geçmeden özenli iş yapma ve annelik damgasını vurabiliyor. O nedenle İzmir’de ben varım diyen her kadın, Ak Partimizin geniş, şefkatli ve merhametli politikalarına destek verebilir. Sevgi, saygı, bilgi, bilinç, kültür, yardımlaşma ve dayanışma duygularıyla sokağa çıkabilir, iş hayatında başarılı, evinde huzurlu ve mutlu olabilir. Bunun yolu önce aramızda oluşan yanlış yargıları giderecek şekilde karşılıklı birbirimizi saygıyla dinleyerek siyaset yapmaktı. Biz bunu İzmir’de başarabiliriz.

-Kadınca bir siyaset öyle mi?

–  Öyle de diyebilirsiniz. Ak Parti kurulduğundan beri toplumda şefkat ve merhamet egemen olsun, dedi, kadın ve aile korunsun, Türk-Kürt, Roman, Alevi, gayrımüslim ayrımcılığı olmasın, açılımlar olsun tabular yıkılsın dedi, ayrımcılık olmasın, yoksullar korunsun, engellilere sahip çıkılsın, aş olsun, iş olsun dedi ve bunun gibi çok şey söyleyip, çok icraata da imza attı. Daha söylenmedik nice sözü ve yapılma sırasını bekleyen nice icraat hazırlığı var. Şu ne kadar acı değil mi? Siz Türkiye’nin refahı, huzuru için gece gündüz çalışırken, birileri sizi karalıyor. Efendim “kadınlarımız savunmasız” veya “kadınlarımız güvende değil” gibi kara propagandalar yapıyor. Bu fikirleri savunmak için erkek veya kadın olmaya gerek yok. İnsan olmak yeterli. Fark kadının bakışında olabilir ki, o da kadında şefkat ve merhametin öncelikli olmasıdır. Kadınca dediğiniz ve benim de itiraz etmediğim şey budur.

-Şansınızı nasıl görüyorsunuz, bildiğiniz gibi başka adaylar da var, onların her biriyle yarışmak zorunda kalacaksınız. Bu zor olmayacak mı?

-Çok net söylüyorum: Çok yakında tabanımızın şahsımıza ve ekibimize vereceği desteğin ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz. Dünyaya örnek bir partimiz, geleneklerimiz, prensiplerimiz var. Bu sınırlar içinde arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Delegasyonun kararının hangi yönde olacağını şimdiden söylemek ancak tahmin olur. Ve saygısızlık olur. Ama bizim felsefemiz şefkat ve merhamet, hoşgörü çerçevesinde herkesi kucaklamaktır. Her adaya başarılar dilemektir. Geçmişte kurucu il başkanımız olan Sayın İsmail Katmerci’ye, vekilimiz sayın Ali Aşlık’a ve yine vekilimiz sayın Aydın Şengül’e, Ömür Kabak ve  Ö.Cihat Akay başkanlarıma hizmetlerinden dolayı teşekkür etmeyi şahsım ve arkadaşlarım adına camiamız adına bir borç biliyorum. Bizim il başkanlığımız ilk elden partimizin tüm kademelerinde güçlü bir kabul göreceği gibi sosyal demokrat, solcu, kadın hakları savunucusu, daha açıkçası toplumun tüm kesimlerini kuşatıcı, olumlu bir heyecan yaratacak ve partimize ciddi katılımlar olacaktır. Bu pozitif etki, olumlu rüzgar hem kongre sürecinde hem de il başkanlığı dönemimizde işimizi kolaylaştıracaktır.

İkincisi ne gelince, Ak Parti tabanından ve delegasyondan aldığım olumlu mesajlara bakılırsa İzmir buna çoktan hazır. Şimdiden İzmir’in bütün çevrelerinden çok olumlu mesajlar alıyorum. Bu kadar kısa sürede adaylığıma gösterilen ilgi, ancak şefkat ve merhamet politikalarımıza duyulan güvenle açıklanabilir.  

Allah’ın izniyle adaylığımız birçok ezberi de beraberinde bozacaktır. Toplumun bütün kesimlerine büyük bir cesaret verecektir. Ak Parti hakkında üretilen karalamaların yersiz olduğu görülecektir. İnşallah bizimle beraber diğer partiler de kadının siyasette ne işe yarayacağını partimizden öğrenecektir. Genel merkez her zaman şuna bakacaktır: İzmirli ne der?  İzmirlinin ne dediğinden çok eminim. Göreceksiniz genel merkezimiz de liyakatli ve İzmirlinin onayladığı adaya “hayırlı olsun” diyecektir.

-Yani Ak Parti tabanının ve genel merkezin sırf kadın olduğunuz için adaylığınızı ve kazanmanızı üstü kapalı engellemeyecektir, bundan eminsiniz, öyle mi?

– Evet, eminim, hem de çok eminim. Bir kadının il başkan adaylığını Ak Parti tabanı ve delegasyonunun nasıl karşılayacağını merak edenleri anlıyorum. Ayrıca şunu da anlıyorum: Ak Parti, kadınları sırf kadın oldukları için bazı yerlerde görmek istemiyor, kara propagandalarının gerçekmiş gibi topluma sürekli empoze edenleri de çok iyi anlıyorum. Kara çalmalarını haklı çıkaracak bir kanıt arıyorlar. Kusura bakmasınlar, son zamanlarda hiçbir gelişme tabanımızı bu kadar heyecanlandırmadı. Herkes kıpır kıpır. Bizimle Partimizin nasıl bir moral ve motivasyon kazanacağını çok iyi biliyorlar. Tabu yıkan her gelişmenin yapacağı heyecan, moral ve motivasyon, bizim il başkanı oluşumuzla da benzer bir etki yapacaktır. Göreceksiniz bir kadının il başkanı oluşu, sadece teşkilatlarımızı, tabanımızı değil, tüm İzmirlileri heyecanlandıracaktır.

-Bir il başkanı Ak Parti’de neyi değiştirebilir veya ne kadar etkili olabilir?

-AK Parti’ye katıldığım günden beri gördüm ki, kadın her yerde kadın. Anne her partide anne. Sorun kadının değerinin tam olarak takdir edilememesinde. Erkekler arasında sertleşen siyaset kadınlar arasında her zaman çok daha yumuşak, çok daha toleranslı, çok daha kardeşçe ve dostça yapılıyor. Kadın el attığı her işe çok geçmeden annelik damgasını vurabiliyor. O nedenle İzmir’de ben varım diyen her kadın, Ak Partimizin geniş, şefkatli ve merhametli politikalarına destek verebilir. Sevgi, saygı, bilgi, bilinç, kültür, hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularıyla sokağa çıkabilir, iş hayatında başarılı, evinde huzurlu ve mutlu olabilir. Bunun yolu aramızda oluşan yanlış yargıları giderecek şekilde karşılıklı oturup birbirimizi dinlemek ve bu şekilde siyaset yapmaktır. Biz bunu İzmir’de başarabiliriz.

-Kadınca bir siyaset öyle mi?

– Öyle de diyebilirsiniz. Ak Parti kurulduğundan beri toplumda şefkat ve merhamet egemen olsun, dedi, kadın ve aile korunsun, Roman, Alevi, gayrımüslim ayrımcılığı olmasın, dedi, açılımlar olsun tabular yıkılsın dedi, ayrımcılık olmasın, yoksullar korunsun, engellilere sahip çıkılsın, aş olsun, iş olsun dedi ve bunun gibi çok şey söyle, çok icraata da imza attı. Daha söylenmedik nice sözü ve yapılma sırasını bekleyen nice icraat hazırlığı var. Şu ne kadar acı değil mi? Siz Türkiye’nin refahı, huzuru için gece gündüz çalışırken, birileri sizi karalıyor. Efendim “kadınlarımız savunmasız” veya “kadınlarımız güvende değil” gibi kara propagandalar yapıyor. Bu fikirleri savunmak için erkek veya kadın olmaya gerek yok. İnsan olmak yeterli. Fark kadının bakışında olabilir ki, o da şefkat ve merhametin öncelikli olmasıdır. Kadınca dediğiniz ve benim de itiraz etmediğim şey bu olmalı.

-Şansınızı nasıl görüyorsunuz, bildiğiniz gibi başka adaylar da var, onların her biriyle yarışmak zorunda kalacaksınız. Bu zor olmayacak mı?

-Çok net söylüyorum: Çok yakında tabanımızın şahsımıza ve ekibimize vereceği desteğin ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz. Dünyaya örnek bir partimiz, geleneklerimiz, prensiplerimiz var. Bu sınırlar içinde arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Delegasyonun kararının hangi yönde olacağını şimdiden söylemek ancak tahmin olur. Ve saygısızlık olur. Ama bizim felsefemiz şefkat ve merhamet çerçevesinde herkesi kucaklamaktır. Her adaya başarılar dilemektir. Geçmişte kurucu il başkanımız olan Sayın İsmail Katmerciye, vekilimiz sayın Ali Aşlık’a ve yine vekilimiz Aydın Şengül’e, Ömür Kabak ve Ö.Cihat Akay başkanlarıma hizmetlerinden dolayı teşekkür etmeyi şahsım ve arkadaşlarım adına camiamız adına bir borç biliyorum. Bizim il başkanlığımız ilk elden partimizin tüm kademelerinde güçlü bir kabul göreceği gibi kendini sosyal demokrat, solcu, kadın haklar savunucusu, daha açıkçası toplumun tüm kesimlerini kuşatıcı olumlu bir heyecan yaratacak ve partimize ciddi katılımlar olacaktır. Bu pozitif etki hem kongre sürecini hem de il başkanlık görevimizi kolaylaştıracaktır.

 

 

 

Bir cevap yazın