Deprecated: 6.9.0 sürümünden başlayarak, bir parametre ile çağrılan WP_Dependencies->add_data() işlevi kullanımdan kaldırıldı! IE koşullu yorumları, desteklenen tüm tarayıcılar tarafından yok sayılır. in /home/harunozd/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170
İçeriğe geç

Kategori: 2015

Ulemanın İslâm’ı temsil sorunu

Kanuni döneminde Osmanlı Medreselerinde felsefe, matematik ve fen bilimler zorunlu ders olmaktan çıkarılmıştı. 4.Murat dönemine gelindiğinde dönemin entelektüeli Kâtip Çelebi, şeyhülislamlık makamına 3 soru yöneltiyor, arazi paylaşımı ile ilgili. 2 soru yanıtlanıyor, birine ise yanıt verilemiyor. Kâtip Çelebi’nin yalancısıyım, dediğine göre, verilen iki yanıt da yanlıştı! Bugün olduğu gibi Osmanlı…

Şok mu olduk?!

Devletler; ekonomik rejimleriyle “refahı artırmak”, yönetim modelleriyle “adaleti sağlamak”, tanıdıkları özgürlüklerle “insanların doğal eğilimlerini keşfetmek”, eğitim politikaları ile “rejime uyumlu” yurttaş yetiştirmek, dini bürokrasi ile halkın yöneticilere olan “sadakatini artırmak”, siyasi kararlarla da korku yayarak “halkı disipline” etmek isterler. Dünyanın her yerinde ve döneminde, devlet denen tüzel kişilik, hatta ortaya…

Erdoğan’ın zekâsı?

Ak Parti, seçim başarısını öncelikle Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a borçlu. Bir de onu bir nota geriden izleyen Binali Yıldırım ve Metin Külünk’e… Bu başarıda Genel Başkan Prof.Dr.Davutoğlu’nun ve merkezden taşraya kadar teşkilatların hepsinin ciddi payı var, bunları görmek gerekir. Kamuoyu ile “erken genel seçim” öngörüsünü paylaşan Binali Yıldırım ve bu görüşünü…

Vesayet hanımın oyu istikrardan yana!

1 Kasım seçimlerinde ülke içinde ve dışında sandığa gidenlerin yarısı oyunu “istikrar”dan yana kullandı. Seçmenin yarısı, istikrarı Ak Parti’de görüyorsa, bunun çok önemli bir nedeni olmalı! Birilerinin gördüğünü, bizim de görmemiz gerekir! Tek başına hükümet olmak için “propaganda diliyle” söylüyorum, Ak Parti’nin 4, CHP’nin 20, MHP’nin 30, HDP’nin ise 35…

Ulemanın “İlm-i siyaset” ile imtihanı!

İlm-i siyaset, bir meseleyi “…en güzel şekilde anlatmaktır ve yaşamaktır…” (Fussilet-34; Nahl-125; Ankebul-46) En güzelden maksat; sadece doğruyu korkmadan, usanmadan ama kibarca, kırmadan, açık, anlaşılır, çok daha önemlisi düzgün bir şekilde anlatmak ve yaşamaktır. Ayetlerin vurguladığı “en güzel şekilde anlat” cümleciğini biraz daha açarsak; kurnazlık, entrika, içine yalan katarak, faydalanacağım…

Cumhuriyet İslâmcı mı?!

3 Mart 1924’te genelde İslâm Dini’ni, özelde de Sünnî, Mâturîdî ve Hanefî İslâm’ı temsil edecek olan Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Aynı gün İmam Hatip Okulları ve İlahiyat Fakültesine ayrıcalık tanıyan Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu çıkarıldı. Kasım 1925’te “Tekke ve Zaviyelerin lağvi…” kanunu ile Alevî İslâm da dahil, ayrım yapmaksızın bütün tarikatlar…

Doğu Perinçek (17 Haziran 1942 – )

Baştan belirteyim; bu yazıyı hangi nedenlerden dolayı Doğu Perinçek’e             1-Büyük Elçilik Unvanı,             2-Devlet Üstün Hizmet Madalyası ve             3-TBMM Onur Ödülü verilmesi gerektiğini anlatmak için kaleme aldım. Ayrıca yıllardır yürüttüğü yayıncılık faaliyetleri arasında henüz örneği olmayan ve daha uzun süre olacağı mümkün görülmeyen 30 Ciltlik Atatürk Ansiklopedisi ile…

Ziya Gökalp İslâmcılığı (1876-1924)

Gökalp yanlış anlaşılan düşünürlerimizden biridir. 48 yıl yaşadı, yarım yüz yıl kadar. Aksiyon dolu yaşamı, hiç kopmadığı fikri ve ilmi çalışmaları, yazarlığı… onun hava gibi soluduğu hemen her günkü meşgalesiydi. Çok erken yaşlarda, yıkılmakta olan Osmanlı Devleti’nin her sorununu dert edinmesi, yetmezmiş gibi Doğu – Batı ilimleri ve felsefesiyle yakın…

Atatürk İslâmcılığı

Türkiye’de Atatürk’ün İslâmcı olduğunu iddia etmek, delilikle eşdeğerdir. Ancak, durum İslâm dünyasında hiç de öyle değildir. Özellikle Güney Asya, Uzak Doğu ve Afrika Müslümanları Mustafa Kemal’i gerçek bir İslamcı lider ve büyük bir İslam mücahidi bilirler. Arap Müslümanların ise Atatürk konusunda kafaları bayağı karışıktır. Krallıklara meşruiyet kazandırmaya çalışanlara göre Atatürk,…

Fazlurrahman İslâmcılığı

1919’da Pakistan (Hindistan)’da doğdu. 1940’ta Pencap Üniversitesi Arapça Bölümünü bitirdi. 1949’da Oxford Üniversitesi’nde İslam Felsefesi üzerine doktora yaptı. 1962’de Pakistan İslâmî Araştırmalar Enstitüsü’ne müdür oldu. Hakkında verilen fetvalardan dolayı Pakistan’dan ayrılmak zorunda kaldı. Türkiye’nin laik ve demokrat rejiminden çok umutluydu. Rejimin sağladığı özgürlüklerden dolayı İslâm’ın yeniden dirilişinin merkezinin Türkiye olabileceğini…