Deprecated: 6.9.0 sürümünden başlayarak, bir parametre ile çağrılan WP_Dependencies->add_data() işlevi kullanımdan kaldırıldı! IE koşullu yorumları, desteklenen tüm tarayıcılar tarafından yok sayılır. in /home/harunozd/public_html/wp-includes/functions.php on line 6260
İçeriğe geç

Kategori: 2016

Marjinal İslâmcıların özgürlük arayışı

Hukukun korumadığı özgürlükler yok hükmündedir. Bu nedenle hangi konuda ne kadar özgür olunabileceği ancak sözleşmelerle anlaşılabilir. Hukuk tarihinin geldiği en ileri aşama “sözleşme serbestliği”dir. Merkezi kanunların, ülkenin her yerinde geçerli olması, özgürlüğün önündeki en büyük engeldir. Binlerce kanunun her biri ayrı ele alındığında görülecektir ki, insanlar ya akılları ermediğinden ya…

Alem-i İslâm’da özgürlük sorunu

Mustafa Kemal haklı; “Bize demokrasinin Yunan sitelerinde doğduğunu anlattılar. Meğer sekiz bin yıl önce Cezîret’ül Arabiyye’de uygulanıyormuş!” Cezîret’ül Arabiyye demokrasisi ile Atina demokrasisi arasında ilginç farklılıklar olduğunu belirtmek gerekir: 1-Birinde kurucu unsur “askerler”; diğerinde “zenginler”! 2-Oy kullanma hakkı birinde askerlerin yani erkeklerin; diğerinde ise zengin erkeklerin! 3-Birinde asker olmayanlar, azınlık…

İslâmcı Şehir olabilir mi?!

Bir kent kurmayı tasarlamak ve inşaya koyulmak, hakikaten büyük beyinlerin kalkışabileceği uzun soluklu bir iştir. Hayallerini anlayabilecek mimarlar ve mühendisleri bulabilen liderler, tarihi kalıcı bir şekilde değiştirebilmiştir. “Yeni Kent” tasarlamak, yalnızca birbirini tamamlayan fonksiyonel ve estetik mimari eserleri inşaya niyetlenmekle sınırlı değildir; bundan çok daha fazlasıdır! Geleceğin sektörlerini öngörüp yeni…

Modernleşmeye Müslümanların etkisi oldu mu?

Yahudiliğin ekonomisi, doğuş yıllarında hayvancılığa dayanıyordu. Tarım ve zanaatla Mısır’da tanıştılar. Küçük ticaretten uluslararası ticarete ise Kudüs’te Davud(as) (M.Ö.1000) ile geçtiler. Tüccar bir topluluk olmaları, kuzenleri Fenikeliler sayesinde oldu. Asur ve Babil işgallerinde Akdeniz kıyı kentlerine dağılan Yahudiler, gittikleri yerlerde Fenikelilerin ticari ortağı oldular. Kartacalılar Roma’ya yenilince (M.Ö.146) Fenikeliler canlarını…

Laiklik mi demokrasi mi?!

Avrupalılar Hıristiyan olduktan sonra “insan” olabildiler. Roma tarihi boyunca “Barbarlar!” denen kabileleri, “bir lokma ve bir hırka” ile yaşayan rahipler Hıristiyan yapabildi. Tarihin en büyük eğitim ve ikna etkinliklerinden biri olarak da görebileceğimiz Avrupa’nın Hıristiyanlaşması, Vatikan’ın hanesine yazılabilecek başarılardan biridir. Kullanılan yöntem; basit ahlâk öğretileri ve rahiplerin mütevazı ve sabırlı…

Ahlâk-ı Hamide mi dedin?!

Güçlükleri aşmak için ihtiyaç duyulan “bilgiler”e ulaşmak çok kolay. Neyin doğru neyin yanlış, neyin helal neyin de haram olduğunu çok iyi biliyoruz! Oysa eskiden böyle değildi! O günlerde en geçerli şikâyet “bilgisizlik”ti. “Doğrusunu bilseydim böyle mi olurdu!”, “Oldu bir kere!” “Cahillik işte, elden ne gelir!”… itirafları, özür yerine kullanılırdı! O…

Bilim bizim neyimize!

Bilim; metodik akıl yürütme ve denemeler sonucunda elde edilen bilgileri, konusu ve yüklemi olan önermeler dizisi haline getirebilmektir. Her insanın aklına ilginç düşünceler gelebilir. Aklına geleni ciddiye alan kişi, bunu hipoteze dönüştürür. Düşünmeye ve sorgulamaya devam eder. Birçok konu ve nesne arasında ilgi kurmaya çalışır. Gözlemler… Birer ikişer dener ve…

Beytü’l Hikme ve Nizamiye Medreselerinin etkileri

Beytü’l Hikme; Harun Reşid ve oğlu Me’mun tarafından kurulan ve geliştirilen ilmi bir kurumdur. Bu merkezde Yunanca, Hintçe, Farsça, ve Latinceden Pisagor, Platon, Aristo, Hipokrat, Öklid, Galen, Sokrat… Sushruta, Charaka, Ary Abhata, Barhmagupta… gibi düşünürlerin kitapları çevrilmiştir. Beytü’l Hikme; siyasetin bilime duyduğu ilginin ürünüdür. Bu merkezde görev verilen bilim insanlarına önemli miktarda mali destek…

Müslümandan Burjuva olur mu?!

Sözünü ettiğim tüccar; kazancını tefeciliğe dönüştürmeyen tüccardır. Bu yönüyle Müslüman tüccar, burjuva olamaz. Uluslararası ticaret; aynı zamanda bir birinden farklı çok din, siyaset, kültür, felsefe, iklim, coğrafya, insan tanımak demektir. Tüccar kâra odaklanırken farklılıkları önemsemez; mal alır, mal satar, kısa süre sonra da yeni bir pazara doğru yola çıkar. Ticaret…